Zabıta nedir, Zabıta ne demek

Zabıta; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Zabıta" ile ilgili cümleler

  • "Bir kaza veya bir cinayet müstesna, karısını kaybeden bir kocanın zabıtaya müracaatı kadar elim bir gülünçlük var mıdır?" - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

Muhtarlık.

Zabıta hakkında bilgiler

Zabıta, bir şehirde güvenliği sağlamakla görevli olan idare, polis.

Türkiye'de iki türlü zabıta veya kolluk vardır. (Genel Zabıta:Devlet Zabıtası,Polis-Jandarma***Özel Zabıta:Yerel Zabıta,Belediye Zabıtası) Bunlardan biri, kamu düzenin korunması, yani toplumda güvenlik, dirlik ve sağlık şartlarının bozulmaması amacıyla yürütülen önleyici faaliyet, diğeri de, suç delillerini toplama ve tespit, failleri yakalama, tutma, adlî makamlara teslim etme gibi gibi ceza yargılamasına yardımcı olma işidir. Birincisine idarî zabıta, ikincisine de adlî zabıta denir. Ancak Türkiye'de bu iki tür faaliyeti, esas itibarıyle aynı kurum ve personel yürütür. Bu teşkilât İçişleri Bakanlığı'na bağlıdır. Genel zabıta ve jandarmadan oluşur. Genel zabıta yanında, yine kamu düzenini koruyan mahallî zabıta ile belli bir hizmetin özellikleri dolayısıyla faaliyet gösteren hizmet zabıtası yer alır. Belediye zabıtası, orman zabıtası, gümrük zabıtası gibi. Adlî zabıta, yani kriminoloji alanında bilgi sahibi personelden oluşması gereken ve ceza yargılama makamlarına yardımcı olan teşkilât henüz Türkiye'de hizmetin aradığı özelliklere göre kurulamamıştır.

 

Zabıta anlamı, tanımı:

Belediye : Bu örgütün bulunduğu bina. İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Güvenli : Güven verici, emniyetli, emin.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak.

Görevli : Resmî görevi olan kimse, memur. Görevi olan, vazifeli.

Zabıt : Tutanak.

Adli zabıta : Bir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adli yetkililere sunan kolluk kuvveti.

Ahlak zabıtası : Büyükşehir halkının sosyal ve sağlık durumunu koruyan, şehir düzeni için çalışan teşkilat.

Belediye zabıtası : Kanunlarla belediyeye verilmiş emir ve yasakları belediye sınırları içerisinde takip etmekle görevli kolluk kuvveti, belediye polisi.

Yönetim : Dümen. Yönetme işi, çekip çevirme, idare.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

İdare : Tutum. Yetinme. İdare kandili veya lambası. Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam. Bir kurumun işlerini yürüten kurul. Hoş görme, göz yumma. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Yönetme, yönetim, çekip çevirme.

 

Polis : Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Kolluk : İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma.

Diğer dillerde Zabıta anlamı nedir?

İngilizce'de Zabıta ne demek? : n. constabulary, the fuzz, police

Fransızca'da Zabıta : police [la]

Almanca'da Zabıta : die Polizei

Rusça'da Zabıta : n. полиция (F)