Zemin maddesi nedir, Zemin maddesi ne demek

Zemin maddesi; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Bağ dokusunda fibroblâstların (kemikte osteoblâstların, kıkırdakta kondroblâstların) sentezleyip salgıladığı glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar, kollagen, elâstik, retiküler teller ile bazı hücre yapışma molekülleri, su ve benzerleri maddeler içeren hücreler arası madde.

Teknik terim anlamı:

Bağ dokusunda fibroblastların (kemikte osteoblastların, kıkırdakta kondrobastların) sentezleyip salgıladığı glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar, kollajen, elastik, retiküler tellerle bazı hücre yapışma molekülleri içeren hücreler arası madde.

Zemin maddesi hakkında bilgiler

HAM veya ECM ya da zemin maddeside denilen; bağ dokusu hücreleri tarafından sentezlenen, şeffaf, şekilsiz bir maddedir. Proteoglikanlar (%95 polisakkarit, %5 protein) esas yapısını oluştururlar. Su içeriği çok fazla olan hücrelerarası madde; oksijen ve besin maddelerinin iletimini hücreler ve doku arasında difüzyonla sağlar. Mikroskopta zemin maddesi, kullanılan boyalar dolayısıyla görülmez, sadece hücreler ve fibriller görülür. Matriks; çeşitli fibriller, proteoglikanlar ve pek çok glikoprotein molekülünü içeren yapısal ve işlevsel bir ağ olup, zemin maddesi ile çoğu kez aynı anlamda kullanılır.

 

Zemin maddesi kısaca anlamı, tanımı

Zemi : Tarla

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Zemin : Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.

Hücre yapışma molekülleri : Hücreleri hücrelere ve hücreleri matrikse bağlayan, hücre içine doğru zarı geçerek hücre iskeletine bağlanan ve hücre hareketini sağlayan, bir ya da birden fazla ligand bağlayan, zar üzerinde genellikle gruplar oluşturan ve tutunmayı artıran zara bağlı, N-CAM, CD antijenleri gibi immünoglobülin grubu, E, P, N kaderin gibi kaderin grubu, LFA-1, Mac-1, PS antijenleri, VLA antijenleri gibi integrin grubu moleküller. Hücre adezyon molekülleri.

Hücreler arası madde : Hücreleri bir arada tutan bağlayıcı maddenin hücreye oranla az olan, hücreler arasında bulunan madde. Epitel dokularında hücreler arası madde az olduğundan bu adla açıklanır.

Glikozaminoglikan : Amino şeker türevlerinin tekrarlanan disakkarit birimlerinden oluşan, hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren, proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddesini meydana getiren, hiyaluronik asit, kondroitin sülfat, keratan sülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu. Mukopolisakkarit. Genellikle bir amino şeker (sülfatlanmış veya sülfatlanmamış glikozamin veya galaktozamin) ve bir üronik asitten (glukoronik asit veya idüronik asit) oluşmuş yinelenen disakkarit birimlerinden oluşan hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddelerini meydana getiren hiyalüronik asit, kondroitin sülfat, keratosülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu, mukopolisakkarit, asit mukopolisakkaritler, hayat zamkı.

 

Besin maddeleri : Gıdaların ve yemlerin kısımları olan, hayvanların büyümesi, gelişmesi ve verimleri için gerekli yapı maddelerini ve/veya enerji sağlayan maddeler.

Hücreler arası : Dokularda hücrelerin arasında yer alan, gözeler arası.

Glikoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.

Proteoglikan : Bağ dokusunun zemin maddesinde bolca bulunan, çeşitli glikozaminoglikanların proteinlere kovalent bağlarla bağlanması ile oluşan tüp fırçası şeklindeki kompleks. Mukopolisakkaritlerin bir protein molekülüne bağlanmasıyla oluşan molekül.

Polisakkarit : Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan ve benzerleri gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış, nişasta, glikojen, selüloz, inulin gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Kondroblast : Kıkırdak meydana getiren göze. (Yün. chondros: kıkırdak; blastos: tomurcuk) Mezenşim hücrelerinden farklılaşarak oluşan, perikondriyumun iç yüzeyinde bulunan ve kıkırdak dokusunun hücreler arasını sentezleyen, protein ve karbohidrat sentezlediği için her türlü organel bakımından zengin olan ana hücreler. Apozisyonal büyüme sırasında yeni kıkırdak hücrelerini meydana getiren hücre.

Glikozamin : Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. Glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri.

Osteoblast : Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

Fibroblast : Bağ dokusu hücresi. Kollajen ve retikülin ipliklerini, bağ dokunun temel maddesinin biçimsiz kısmını üreten, endoplazmik retikulumdan zengin, genellikle yassı, genç ve etkin bağ doku hücresi, bağ dokunun ana hücresi, desmosit. Osteoblastlara, kondroblastlara ve kollajenoblastlara dönüşebildikleri gibi, tam olarak geliştiklerinde ve daha az etkin hâle geldiklerinde fibrosit olarak adlandırılır. Kollajenoblast. Bir tip bağ dokusu gözesi. Bağ dokusunun temel hücresi.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

Retiküler : Ağsı, ağbiçim. Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan.

Mikroskop : Bir mercek düzeneği yardımıyla küçük nesneleri büyütüp daha belirgin duruma getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet.

Difüzyon : Geçişme. Yayılım.

Diğer dillerde Zemin maddesi anlamı nedir?

İngilizce'de Zemin maddesi ne demek ? : ground substance