Proteoglikan nedir, Proteoglikan ne demek

Proteoglikan; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Bağ dokusunun zemin maddesinde bolca bulunan, çeşitli glikozaminoglikanların proteinlere kovalent bağlarla bağlanması ile oluşan tüp fırçası şeklindeki kompleks.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Mukopolisakkaritlerin bir protein molekülüne bağlanmasıyla oluşan molekül.

Proteoglikan hakkında bilgiler

Proteoglikanlar, çokça glikozillenmiş olan özel bir glikoprotein sınıfını temsil eder. Bir veya daha fazla kovalent bağla eklenmiş glikozaminoglikan (GAG) zincirli bir çekirdek (core) proteinden oluşur. Bu glikozaminoglikan zincirleri, sülfat ve üronik asit gruplarının ortamda bulunmasıyla ilişkili fizyolojik koşullar altında negatif yüklü olan uzun, doğrusal/çizgisel karbonhidrat polimerleridir. Bu proteoglikanlar insan bağ dokusundaki zemin maddesinde bulunabilirler.

Proteoglikan kısaca anlamı, tanımı

Glikozaminoglikan : Amino şeker türevlerinin tekrarlanan disakkarit birimlerinden oluşan, hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren, proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddesini meydana getiren, hiyaluronik asit, kondroitin sülfat, keratan sülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu. Mukopolisakkarit. Genellikle bir amino şeker (sülfatlanmış veya sülfatlanmamış glikozamin veya galaktozamin) ve bir üronik asitten (glukoronik asit veya idüronik asit) oluşmuş yinelenen disakkarit birimlerinden oluşan hidroksil, karboksil ve sülfat gruplarından dolayı hidrofilik özellik gösteren proteinlerle birleşerek proteoglikanları oluşturan, kıkırdak ve kemik gibi dokularda hücreler arası zemin maddelerini meydana getiren hiyalüronik asit, kondroitin sülfat, keratosülfat, heparin gibi herhangi bir polisakkarit grubu, mukopolisakkarit, asit mukopolisakkaritler, hayat zamkı

 

Mukopolisakkarit : [Bakınız: glikozaminoglikan]. Glikozaminoglikan.

Kovalent bağlar : Bir ya da daha fazla elektron çiftlerinin paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol gereken kuvvetli kimyasal bağlar. Bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla moleküldeki elektronları bir arada tutan, koparılmaları için 50-200 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağlar.

Zemin maddesi : Bağ dokusunda fibroblâstların (kemikte osteoblâstların, kıkırdakta kondroblâstların) sentezleyip salgıladığı glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar, kollagen, elâstik, retiküler teller ile bazı hücre yapışma molekülleri, su ve benzerleri maddeler içeren hücreler arası madde. Bağ dokusunda fibroblastların (kemikte osteoblastların, kıkırdakta kondrobastların) sentezleyip salgıladığı glikozaminoglikanlar, proteoglikanlar, kollajen, elastik, retiküler tellerle bazı hücre yapışma molekülleri içeren hücreler arası madde.

Kovalent bağ : Elektronların iki atom tarafından ortaklaşa kullanılmasıyla oluşan ve koparılması için 50-110 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağ.

 

Karbonhidrat : Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı.

Glikoprotein : Proteinlerin karbohidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein. Karbonhidrat zinciri, plazma zarında (glikoforin vb.) dış yüzeye doğru, çekirdek zarlarında perinükleer aralığa, mitokondri zarlarında dış kompartımana doğru, salgı glikoproteinlerinde (mukus maddesi, hormon vb.) ise genellikle reaksiyona giren tarafa doğru bulunur. Glukoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla birlikte oluşturdukları ve zarların yapısına giren bileşik protein, glükoprotein. Proteinlerin karbonhidratlarla kovalent bağlarla birleşmesiyle oluşan zarların yapısına giren bileşik protein.

Glikozamin : Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. Glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. N-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

Fizyolojik : Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili. Normal, doğal olarak işleyen.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Fizyoloji : Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Glikozil : Anomerik karbon atomuna bağlı hidroksil grubunun ayrılmasıyla bir karbonhidrattan radikal oluşumu.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Zincirle : Resim seçiciye, bir kaynaktan gelen resmi, başka bir kaynaktan gelen resme zincirlemesi için verilen komut. (Zincirleme yapılacak ikinci kaynağın sayısı belirtilerek "ikiye zincirle!, dörde zincirle!..." biçiminde söylenir).

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Koşullar : Şerâit.

Zincirli : Zinciri olan. Zincirle bağlı olan. 1716'da basılan Osmanlı altın parasının adı. Gaziantep şehrinde, Fevzipaşa bucağına bağlı bir yer. Konya şehri, Karatay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Doğrusal : Bir doğru ile ilgili olan. Bir doğruyu izleyen. Aynı doğruya ait olan.

Diğer dillerde Proteoglikan anlamı nedir?

İngilizce'de Proteoglikan ne demek ? : proteoglycan