Çöreklenmek nedir, Çöreklenmek ne demek

  • Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak.
  • Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek.
  • Çökmek, çömelmek.
  • Rahat bir biçimde yayılıp oturmak
  • Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.

"Çöreklenmek" ile ilgili cümleler

  • "Geldi, çöreklendi, gitmek bilmedi."
  • "Bir sıtma nöbeti içinde titreyerek olduğu yere çöreklendi." - S. F. Abasıyanık
  • "Yıllarca beklenen bir yolcunun gecikmesinden doğan sıkıntı, ağrılarıyla içime çöreklendi." - A. Gündüz

Çöreklenmek tanımı, anlamı:

Çörek : Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.

Yılan : Sürüngenlerden, ayaksız, ince ve uzun olanların genel adı, yerdegezen, uzun hayvan. Sinsi ve hain.

Halka : Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember.

 

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Toplanmak : Kendine çekidüzen vermek. Şişmanlamak. Seyahat etmek, taşınmak vb. için hazırlanmak. Toplama işine konu olmak. Bir araya gelmek. Toplantı yapmak.

Çökmek : Basmak, yayılmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Yoğun bir biçimde duymak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Tortu dibe inmek. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Oturmak, birdenbire oturmak. Çömelmek. Son bulmak, yıkılıp dağılmak.

Çömelmek : Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Rahat : Kolay bir biçimde, kolaylıkla. Sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan. İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut.

 

Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Sadece. Sayıların ilki. Bir kez. Tek.

Oturmak : Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Yer almak, geçmek. Biriyle beraber yaşamak. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek.

Diğer dillerde Çöreklenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Çöreklenmek ne demek? : v. coil oneself up, twine itself, wreathe

Fransızca'da Çöreklenmek : (yýlan) se lover

Almanca'da Çöreklenmek : v. rollen: sich rollen, zusammenrollen: sich zusammenrollen, ringeln: sich ringeln