Şadra nedir, Şadra ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Büyük delikli kalbur.

Koltuk eti.

Yağsız, arık, sinirli et.

Şadra tanımı, anlamı

Şadrabaz : Çıkardığı oyunlarla çevresindekileri oyalayan, şen

Büyük delik : Condylus occipitalis’ler tarafından sınırlandırılan ve cavum cranii’nin dışa açılış deliği, foramen magnum.

Delikli : Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.

Sinirli : İçinde sinir bulunan. Kolayca ve çabuk sinirlenen, asabi. Manisa şehrinde, Turgutlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Koltuk : Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.

Yağsız : Yağı olmayan. İnce, zayıf. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış. Yağı az.

Kalbur : Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Yağsı : Yağı andıran, yağa benzeyen, yağ gibi, yağımsı.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Delik : Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası.

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Arık : Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

Deli : Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.

Eti : Hitit.

Et : İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.

Diğer dillerde Şablon dna anlamı nedir?

İngilizce'de Şablon dna ne demek ? : template dna