Çevrebilimsel durum nedir, Çevrebilimsel durum ne demek

Çevrebilimsel durum; Sosyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

1-Bir çevrebilimsel birimin (kent bölgesi, yöre kent, uydu kent, köy vb.) belli yerlere olan uzaklık ve ulaşım olanakları bakımlarından durumu. 2-Belli bir çevrebilimsel birimin belli yerlerle arasındaki egemenlik-bağımlılık ilişkileri açısından durumu.

Çevrebilimsel durum kısaca anlamı, tanımı

Çevrebilim : Canlıların yaşadıkları çevreyle olan karşılıklı ilişkilerini inceleyen bilim. Dünyada bulunan canlı varlıkların ısı, ışın, yel gibi doğa koşullarına uymada karşılaştıkları sorunlar ile bitki, hayvan ve insanların fiziksel ve doğal çevreyle olan karşılıklı ilişkilerini inceleyen bilim. Araştırmalarını, insanla çevrenin karşılıklı etkileşimleri üzerinde yapan bilim kolu. Tüm canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İnsan yerleşmelerinin oluşmasını, biçimlenmesini ve yerleşme alanlarına ilişkin çoğal, toplumsal konuları, sorunları inceleyen toplumbilim dalı. Canlıların aralarındaki bağlantıları ve ortamlarıyle olan ilişkilerini inceleyen biyoloji dalı

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

 

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Egemenlik : Egemen olma durumu. Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet.

Uydu kent : Ana kente bağlantılı olarak kurulan ve onun yükünü azaltmak amacıyla çevresinde oluşturulan yerleşim yeri.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Egemen : Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Olanak : İmkân.

Ulaşım : Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

 

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Ulaşı : Bir aracın, dolu depo ile, yeniden yakıt almadan gidebileceği uzaklık.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Yöre : Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.

Diğer dillerde Çevrebilimsel durum anlamı nedir?

İngilizce'de Çevrebilimsel durum ne demek ? : ecological position