Çoğalaşmak nedir, Çoğalaşmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Toplanmak, birikmek, üşüşmek, kalabalık etmek.

Çoğalaşmak anlamı, kısaca tanımı

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Toplanmak : Toplama işine konu olmak. Kendine çekidüzen vermek. Bir araya gelmek. Seyahat etmek, taşınmak vb. için hazırlanmak. Şişmanlamak. Toplantı yapmak.

Kalabalık : Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Sayıca çok. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.

Toplanma : Toplanmak işi.

Birikmek : Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.

Üşüşmek : Her yandan çokça bir araya gelmek, toplanmak, birikmek, üşmek.

Birikme : Birikmek işi.

Üşüşme : Üşüşmek işi.

Kalaba : Kalabalık.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

 

Üşüş : Toplanış: Şekerin üstüne arıların üşüşü ne kadar telaşlı olur. Papatya.

Etme : Etmek işi.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Kala : Kaldığında.

Diğer dillerde Çoğal anlamı nedir?

İngilizce'de Çoğal ne demek ? : demographic