Öğreti oyunu nedir, Öğreti oyunu ne demek

Öğreti oyunu; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Belli bir sorunu, konuyu, durumu, ya da doğruyu öğretmek, seyirciye bir dünya görüşü kazandırmak amacıyla yazılmış oyun. Örnek : Breeht'in öğreti oyunları.

Öğreti oyunu tanımı, anlamı

Öğre : Eğitim

Öğret : Saç örgüsü.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Öğreti : Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

 

Dünya görüşü : Evrenin ve hayatın anlamını, amacını, değerini, insan varlığını ve davranışlarını bütünüyle kavramaya çalışan genel düşünce.

Kazandırmak : Kazanmasını sağlamak.

Kazandırma : Kazandırmak işi.

Yazılmış : Takdir olunmuş, mukadder.

Öğretmek : Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak. Yetenek kazandırmak.

Seyirci : Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.

Öğretme : Öğretmek işi.

Görüşü : Ölçünlü yordamlardan yoksun olduğu için güvenilirlik ve geçerlik düzeyi düşük özgür görüşme, bk. yöneltimsiz görüşme.

Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.

Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yazıl : Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

 

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Diğer dillerde Öğreti oyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Öğreti oyunu ne demek ? : learning -play