Ödüllü nedir, Ödüllü ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dertli, yaralı: Yüreği ödüllü.

Korkudan şaşırmış kişi.

[Bakınız: ödürlü].

Uykuda korkan, korkmayı huy edinmiş olan, kâbus gören.

Korkulu.

Ödüllü anlamı, tanımı

Ödül : Bir başarı karşılığında verilen armağan, mükâfat. Bir iyiliğe karşılık olarak verilen armağan, mükâfat

Ödüllü yarışma duyurusu : Mükâfâtlı müsâbaka i’lânı.

Korkulu : Korku veren, korkutan. Kendisinden kötülük gelebilen, tehlikeli.

Korkma : Korkmak işi.

Korkan : Kor gibi ateşli, dinamik, hareketli soydan gelen kimse.

Ödürlü : Uykuda korkan, korkmayı huy edinmiş olan, kâbus gören. Korkudan kalbi çok çarpan. Uykuda korkan.

Yaralı : Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh. Dertli, üzüntülü.

Dertli : Derdi olan.

Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

Kabus : Arapça kökenli kâbûs: kâbus. Karabasan. Acı, sıkıntı, korku veren olay.

Yüre : Çevre. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan salt un. Kağnı arabasının tekerleğindeki ağaç kesim. İç, yan. Giz, sır. Duyunç, vicdan.

 

Şaşı : Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz veya kimse). Gözlerini çarpıtarak.

Kork : Bostan korkuluğu.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Uyku : Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu. Gerçeği görememe, aymazlık. Çevrede olup bitenin farkında olmama, gaflet, aymazlık. Doğada görülen sükûnet durumu.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Diğer dillerde Ödüllendirim anlamı nedir?

İngilizce'de Ödüllendirim ne demek ? : bonification