Öldürücü gen nedir, Öldürücü gen ne demek
Öldürücü gen; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Baskın, eksik baskın ya da çekinik olabilen, fenotipik etkisi taşıyıcıyı kesinlikle öldürecek kadar etkili olan gen. Letal gen.
Öldürücü gen kısaca anlamı, tanımı
Gen : Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz
Öldürücü : Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.
Kesinlikle : Kesin bir biçimde, kesin, kesin olarak, kesinkes, yüzde yüz, her hâlde, her hâlükârda, mutlak, mutlaka, katiyen, banko.
Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.
Kesinlik : Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.
Çekinik : Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.
Fenotip : Bir organizmanın genetik yapısıma bağlı olarak, dış etkenlerin de etkisiyle ortaya çıkan görünüşü. Bir organizmanın hem genetik hem de dış etkenlerin etkisiyle ortaya çıkan özelliklerinin tümü. Genel anlamda dış görünüş veya genel görünüş. Hayvan yetiştiriciliğinde hayvanları, boy, yüz biçimi, saç ve göz rengi, cilt rengi gibi bir genetik özelliğin dışa yansıyan herhangi bir karakteri bakımından tanımlamaya yarayan değer. Bir organizmanın genotip karakterlerinin çevre şartlarına cevap olarak gösterdiği değişiklikler.
Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.
Baskın : Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.
Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.
Letal : [Bakınız: öldürücü]. Öldürücü. Ölüme götüren, öldürücü, ölümcül.
Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Kesin : Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu. Kesinlikle.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.
Leta : Derilerin harçtan çıktıktan sonra bol suda yıkanması işlemi.
Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.
Diğer dillerde Öldürücü gen anlamı nedir?
İngilizce'de Öldürücü gen ne demek ? : lethal gene

Bu kısımda Öldürücü gen nedir? Öldürücü gen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Öldürücü gen tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Öldürücü gen hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.