Özürlü birim nedir, Özürlü birim ne demek
Özürlü birim; İstatistik alanında kullanılan bir sözcüktür.
İstatistiksel anlamı:
(nitelik denetimi). Nitelik denetiminde önceden saptanmış ilkeye uymadığından geri çevrilen birim.
Özürlü birim anlamı, kısaca tanımı
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse
Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
Özür : Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.
Özürlü : Özrü olan. Engelli. Kusuru olan, defolu.
Nitelik denetimi : (Nitelik denetimi) Çok sayıda üretilen ürünlerin niteliklerinin denetlenmesi. Amaç, ürünün niteliğinde düzenli aralıklarla ortaya çıkan değişimleri izlemek ve yok etmek ya da yok edilemeyen değişimi benimsenebilir bir düzeye indirgemektir.
Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
Denetim : Denetleme.
Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.
Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.
Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
Uyma : Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk.
Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.
Nite : Nasıl, niçin.
Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.
İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.
Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.
Diğer dillerde Özürlü birim anlamı nedir?
İngilizce'de Özürlü birim ne demek ? : defective unit

Bu kısımda Özürlü birim nedir? Özürlü birim ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Özürlü birim tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Özürlü birim hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.