Ücret fonu nedir, Ücret fonu ne demek

Ücret fonu; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Ücret fonu kuramının dayandığı, işçilerin ücret ödemeleri için önceden ayrılan ve işlendirme olanaklarını belirleyen fon.

Ücret fonu kısaca anlamı, tanımı

Fonu : Su bardağı

Ücret : İş gücünün karşılığı olan para veya mal. Kiralanan veya satın alınan bir şey için ödenen para.

Ücret fonu kuramı : Önceden belirlenen ücret fonu nedeniyle ortalama ücretin işçi sayısına bağlı olduğunu, dolayısıyla ücretin yükseltilmesinde hükümetin ve işçi sendikalarının etkili olamayacağını, işçi sınıfı içinde bir grubun ücretini yükseltmenin ancak öteki grupların ücretini azaltmakla olanaklı olacağını ileri süren ve John Stuart Mill tarafından geliştirilen kuram.

İşlendirme : Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Olanak : İmkân.

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

 

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Beli : Evet.

İşçi : Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Diğer dillerde Ücret fonu anlamı nedir?

İngilizce'de Ücret fonu ne demek ? : wage fund