Üfleme borusu nedir, Üfleme borusu ne demek

Üfleme borusu; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Mücevher üretiminde, dişçilikte, eritme, yumuşatma, nitel ve minerolojik analizlerde alev içine hava üflemek için kullanılan bir metal boru.

Üfleme borusu tanımı, anlamı

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan

Üfleme : Üflemek işi.

Minerolojik : Mineral bilimsel. Maden bilimsel.

Metal boru : Metal özdeklerden yapılmış boru.

Mineroloji : Mineral bilimi.

Yumuşatma : Yumuşatmak işi ya da durumu. Yoğun alıştırmalardan sonra bir kası hiçbir gerginlik veya kasılma bırakmadan dinlendirme.

Dişçilik : Diş hekimliği.

Mücevher : Değerli süs eşyası.

Üflemek : Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek. Nefesli çalgıları çalmak. Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Eritme : Eritmek işi. Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılmış olan ısıtma işlemi. Eritilerek elde edilen.

Analiz : Çözümleme.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

 

İçine : İçin edatı.

Dişçi : Diş hekimi.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Mine : Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. İnce ve parlak nakış. Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku. Saat kadranı.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Diğer dillerde Üfleme borusu anlamı nedir?

İngilizce'de Üfleme borusu ne demek ? : blow pipe