Şıracı nedir, Şıracı ne demek

Şıracı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Şıra yapıp satan kimse
  • Şıra satılan yer.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Iğdır şehrinde, Taşburun nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Şıracı ile ilgili Atasözü veya Deyim

bozacının şahidi şıracı : “aynı düşüncede ve aynı yapıda olan insanlar birbirlerini korurlar, kollarlar” anlamında kullanılan bir söz.

Şıracı kısaca anlamı, tanımı

Şıra : Henüz mayalanmamış üzüm suyu. Bazı meyve ve sebzelerin özü. Süzülmüş afyon. 1.Üzüm suyu. 2.İncir suyu. 3.Üzüm, erik, dut ve benzerleri meyvelerin suyu. 4.Tatlı. Bir yaşındaki katır. 1.Büyük dalyan 2.Dalyana balık girdiğinde, reisin ağ toplama emri. Üzüm suyu

Şıracılık : Şıracı olma durumu.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Taşburun : Bayburt ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum ili, Kışlaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Iğdır ilinde, Taşburun bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş şehri, Elbistan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehri, Kağızman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu şehri, İnebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya kenti, Akyazı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Satılan : Mebi’.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Iğdır : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Satıl : Kulplu su kabı, bakraç, kova. Kova.

Satan : 1.Kalça. 2.Bacak. Bacakların birleştiği yer. Zaten. Oyluk.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Sata : Üzüm salkımı.

Satı : Satma işi, satış. Adanmış.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Şıra dalyanı anlamı nedir?

İngilizce'de Şıra dalyanı ne demek ? : big pound net