Şalpazarı nedir, Şalpazarı ne demek

Şalpazarı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Trabzon iline bağlı ilçelerden biri

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Erzurum şehri, Olur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Şalpazarı hakkında bilgiler

Şalpazarı, Trabzon'un bir ilçesidir.Trabzon'a 69 km uzaklıktadır. Osmanlı Devleti yönetimindeki Karadeniz Bölgesi'nde o devirde Trabzon'a bağlı olan olan[Görele] Kazası'na dahil iken 1798 de Vakfıkebir Kazası'na bağlandı. Halkının çok önemli bir bölümü Türkmen/Çepnilerden oluşur.

Şalpazarı ilçesinde yerleşimin çok eski tarihlere dayandığı bilinmektedir. Yörede yaşayan insanlar Oğuzların Üçoklar boyundan olan Çepni’lerdir. Çepni’lerin bu bölgeye Trabzon’un fethinden önce Akkoyunlu Hükümdarı ve Safavi Türkmen İmparatorur Şah İsmail'in Dayısı Uzun Hasan zamanında kafileler halinde geldikleri bilinmektedir. Çepni kelimesinin anlamı; Düşmana karşı gözü pek, Asi, mazlumlara karşı merhametli, mert, sınır bekçiliği yapan manasına gelmekte olup, yöre insanı bu özelliklerin tümünü taşımaktadır. İlçede yaşayan çepniler; Horasan Orta Asya’dan göç ettikten sonra Doğu Anadolu’nun Doğu kesimleri ile İran’a yerleşmiş oldukları, buralarda yaşadıkları sırada yönetime karşı ayaklanma faaliyetlerine karıştıkları bilahare yönetim tarafından çıkarılan bir fermanla Anadolu’ya sürgün edildikleri tarihçilerin yapıtlarından anlaşılmaktadır.

 

Buradan sürgün edilen Çepni Türklerinden 100.000 kadarı Doğu Karadeniz’de Gürgentepe-Koyulhisar-Dereli Görele, Tirebolu, Şebinkarahisar, Torul, Kürtün ve Ağasar (Şalpazarı) yörelerine yerleşmişlerdir. Şalpazarı ile ilgili ulaşılan en eski belge (H.921 – M.1515) tarihli Trabzon Tahrir Defteri'dir.Belgede Şalpazarı'nın İsmi "Akhisar Deresi" olarak zikredilmektedir. Daha sonraki kayıtlarda da yine ya Akhisar Deresi ve ya Akhisar Deresi Nahiyesi olarak kaydedilmiştir. Halk arasında bilinen ismi ile Ağasar kelimesinin kökeni budur.

Trabzon1320-1902 Salnamesi'nde ilçenin adı "Şar pazarı" olarak geçmektedir. Şar-şal yünden dokunan bir kumaş çeşidi olup aba, zıpka, peştamal gibi dış kıyafetlerin yapımında kullanılırdı.İlçe merkezi de bu kumaşların alınıp satıldığı bir pazar yeri olarak gelişti. Şalpazarı İlçesi, 1914 yılında Vakfıkebir kazasına bağlı nahiye haline getirilmiş, 1987 yılında çıkarılan bir kanunla ilçe olmuş ve 02.08.1988 tarihinde teşkilatlanıp fiilen faaliyete geçmiştir.

Şalpazarı anlamı, kısaca tanımı:

Trabzon : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Uzaklık : İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe. Uzak olma durumu, ıraklık.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

 

Devlet : Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Talih. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk.

Yönetim : Dümen. Yönetme işi, çekip çevirme, idare.

Karadeniz : Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Devir : Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Aktarılma. Dolaşma. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim.

Bağlı : Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.