Şato nedir, Şato ne demek

Şato; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak.
  • Geniş toprağı olan büyük konut

"Şato" ile ilgili cümleler

  • "Bu şato sahibi elbette şatonun her şeyiyle uğraşmak zorundadır." - A. Kabaklı

Tarih'teki anlamı:

Pekitilmiş derebeyi (senyör, kral) konağı.

İngilizce'de Şato ne demek? Şato ingilizcesi nedir?:

castle, chateau

Şato hakkında bilgiler

Şato, Orta Çağ Avrupasında bir bölgenin derebeyinin oturduğu büyük ve korunaklı binalara verilen isim.

Şato sözcüğü Türkçe'ye Fransızca'dan (Château) geçmiştir. Şatolar ilk zamanlarda feodal beylerin yönetim merkezi ve oturduğu yerdi. Daha sonraki tarihlerde şatolar asilllerin oturduğu geniş ve korunaklı özel meskenler haline geldi. Aslında "Chateau" kelimesinin tam Türkçe karşılığı "Hisar"dır. Bu yapılar, Avrupa'da derebeyleri aynı zamanda toprak sahibi olduğu için, hükümdarın kendi malı olarak görülürdü, ve hükümdarın kendi evi de yapı içinde bulunuyordu. Türklerde, Avrupa'ya nazaran daha merkeziyetçi bir yönetim vardı ve hisarlar da yöneticinin malı değil, sultanın malı olarak kabul ediliyordu. Bunun sonucunda Avrupa'da şehirlerin savunma yapıları (kale, hisar) yöneticiyle özdeşleşmiş ve ikamet ağırlıklı olmuşlardır. Türkler ise sadece savunma amaçlı inşa edilmişlerdir.

 

Genellikle bölgeye hakim tepeler üstüne inşa edilen şatolar kalın duvarlarla korunur. Bu mimari yapıları Orta Çağ kalelerinkinden farksızdır.

Şato ile ilgili Cümleler

  • Şato perili olabilir.
  • Zengin olursam, bir şato alacağım.
  • Almanya'nın Postdam şehrindeki Sanssoucci Şatosu Parkında Barış Kilisesi olarak da bilinen Lutheryan Kilisesi bulunur.

Şato anlamı, kısaca tanımı:

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Geniş : Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Çok. Eni çok olan, enli, vâsi. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Bol (elbise).

Büyük : Üstün niteliği olan. Büyük abdest. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Niceliği çok olan.

Şato gibi : Büyük, görkemli (yapı).

Soylu : Soyu iyi nitelikli olan, iyi cins soydan gelen (at vb.). İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen (kimse), necip, kişizade, asil. Saygı uyandıran, yücelik taşıyan. Doğuştan veya hükümdar buyruğuyla, bazı ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar taşıyan (kimse), asaletli, asil, kerim.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık.

 

Hendek : Sakarya iline bağlı ilçelerden biri. Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur.

Çevrili : Dönük. Çevrilmiş, kuşatılmış.

Konak : Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Konakçı. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. Gözde oluşan ince tabaka. Büyük ve gösterişli ev.

Konut : Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi. İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh.

Orta : Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. İyi ile kötü arasındaki durum. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Orantı. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Ne büyük ne küçük, midi.

Diğer dillerde Şato anlamı nedir?

İngilizce'de Şato ne demek? : [Sato] n. castle, chateau

Fransızca'da Şato : castel [le], château [le]

Almanca'da Şato : n. Chateau, Kastell, Palast

Rusça'da Şato : n. з`амок (M), дворец (M)