Ağırlaşmak nedir, Ağırlaşmak ne demek
- Ağır duruma gelmek.
- Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak.
- Güçleşmek, zorlaşmak

- Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak.
- Ağırbaşlı olmak.
- Yavaşlamak.
- Yiyecek bozulmaya yüz tutmak.
- Gebe kadın doğurması yaklaşmak.
- Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak.
- Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
"Ağırlaşmak" ile ilgili cümleler
- "Büsbütün ağırlaşmış bir hava içinde nerelerden geçtiğimizi artık fark etmiyorduk." - R. N. Güntekin
- "Geçim şartları ağırlaştı."
- "Bu et yarına kalırsa ağırlaşır."
- "Artık yavaş yavaş göçüyor, boyu kısalıyor, teni sararıyor, hareketleri ağırlaşıyordu." - A. Ş. Hisar
Yerel Türkçe anlamı:
Yemek bozulmak.
Ağırlaşmak kısaca anlamı, tanımı:
Dili ağırlaşmak : Hastalık sebebiyle güçlükle söz söyleyebilmek, güçlükle konuşmak.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.
Gelme : Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmek işi.
Sıkıcı : İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden.
Bunaltı : Sıkıntı, iç sıkıntısı.
Gökyüzü : Atmosferin gözle görünen bölümü.
Bulutlu : Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Karışık, net olmayan (bellek). Bulanık.
Karanlık : Işıksız. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Karışık. Yasalara, töreye uygun olmayan. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Işık olmama durumu.
Ağır : Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Yavaş. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Değeri çok olan, gösterişli. Sindirimi güç (yiyecek). Ciddi. Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Keskin, boğucu (koku). Çapı, boyutu büyük. Yoğun. Kısık, alçak. Ağırbaşlı, ciddi. Ağır sıklet. Sıkıntı veren, bunaltan. Çetin, güç. Davranışları yavaş olan. Yavaş bir biçimde.
Gelmek : Türemek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Sonuç çıkmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Ulaşmak, varmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Belli bir zamana ulaşmak. Biriyle birlikte gitmek. Uygun düşmek. Katılmak, eklenmek. Çıkmak, yönelmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Getirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Uymak. Herhangi bir sırada bulunmak. Düşmek, rast gelmek. İsabet etmek. İzlemek, takip etmek. Dayanmak, tahammül etmek. Mal olmak. Oturmaya, ziyarete gitmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Kadar olmak. Görünmek, sanılmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Belli bir süre dolmak. Akmak. Olmak, -e uğramak.
Yavaşlamak : Yavaş gitmeye başlamak, hızını azaltmak, yavaş olmak.
Gebe : Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı). Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı.
Kadın : Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Hizmetçi bayan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Bayan.
Yaklaşmak : Benzemek, andırmak, uygun olmak. Bir konuyu, bir sorunu ele alarak değerlendirmek. Yakınlaşmak. Arada az bir aralık kalacak biçimde ilerlemek, aradaki uzaklığı azaltmak veya büsbütün ortadan kaldırmak için ileri gitmek.
Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.
Yüz : Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri. Kesici araçlarda ağız. Nedeniyle, sebebiyle. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Utanma. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Yüzey.
Tutmak : Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Sürmek, zaman almak. Sarmak, bürümek. İşgal etmek. Hedef olarak almak. Yaklaştırmak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Benimsemek, beğenmek. İzlemek. Kaplamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bağlamak. Avlamak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Kullanmak. Alacağa veya vereceğe saymak. Bırakmamak. Ulaşmak, varmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Kapatmak, sarmak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Ele geçirmek, yakalamak. Elde bulundurmak, ele almak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sunmak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Beklenen sonucu vermek. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. İş görebilmek. Uğramak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Bir kimsenin yerini almak. Bir şey düşünmek.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Ağırbaşlı : Değeri çok olan, ağır. Gösterişli. Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı.
Olmak : Bir şeyi elde etmek, edinmek. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Geçmek, tamamlanmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bulunmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Uymak, tam gelmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak.
Güçleşmek : Güç duruma gelmek, zorlaşmak.
Hasta : Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun.
Tehlikeli : Tehlikesi olan, korkulu, muhataralı.
Fenalaşmak : Ansızın bayılacak gibi olmak. Hastanın durumu ağırlaşmak. Kötü bir duruma girmek.
Diğer dillerde Ağırlaşmak anlamı nedir?
İngilizce'de Ağırlaşmak ne demek? : to become heavier; to become more serious; to slow down; to get harder, to become more difficult
Fransızca'da Ağırlaşmak : s'alourdir, s'appesantir, se ralentir
Almanca'da Ağırlaşmak : v. verschlimmern
Rusça'da Ağırlaşmak : v. тяжелеть, замедляться, ухудшаться, замедлиться, ухудшиться

Bu kısımda Ağırlaşmak nedir? Ağırlaşmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ağırlaşmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ağırlaşmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.