Abazırmak nedir, Abazırmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Günlerce yorucu işlerde çalışarak takatsiz kalmak.
İçi boşalmak, çürümek, koflaşmak: Şu kavak ağacı abazırmış.
Abazırmak tanımı, anlamı
Abaz : Fesatçı. İddiacı, inatçı. Dangalak. Ayı yavrusu. Şişman, etli, gürbüz
Koflaşmak : Kof, değersiz bir duruma gelmek.
Takatsiz : Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz. Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz bir biçimde.
Günlerce : Pek çok gün boyunca.
Koflaşma : Koflaşmak işi.
Boşalmak : Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.
İçi boş : İçinde bir şey bulunmayan. Önemsiz, değersiz.
Çürümek : Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.
Boşalma : Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
Çürüme : Çürümek işi.
Yorucu : Fal bakan, düş yorumlayan, gelecekte olacak şeyleri söyleyen kişi. Yıldızlara bakarak veya başka usullerle, gaipten haber veren, kâhin, müneccim.
Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.
İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.
Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.
Kavak : Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
Çalış : Çalma işi.
Takat : Bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Kava : Çayırın bol olduğu yer, çayırlık. Ucu sert ve sivri dikensi bir çeşit çayır otu. Kavga. Polinezya adalarında yetişen, piperacea bitkisinin kurutulmuş rizomu. İdrar söktürücü ve sakinleştirici olarak kullanılır. Kavakava.
Diğer dillerde Abartılı oynamak anlamı nedir?
İngilizce'de Abartılı oynamak ne demek ? : overplay, overphy

Bu kısımda Abazırmak nedir? Abazırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Abazırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Abazırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.