Arakoruncak nedir, Arakoruncak ne demek

Arakoruncak; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Gümrükte, eşyaların vergileri ödeninceye değin geçici bir süre konulduğu, saklanıldığı yer.

Arakoruncak kısaca anlamı, tanımı

Arak : Ter. Çalma. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir rakı türü

Arakoruncak belgesi : Gümrüğe gelen malların özelliklerini gösteren ve bunların yurt dışına çıkarılmalarını ya da yurda sokulmalarını sağlayan belge.

Arakoruncak eşyası : Gümrük parası ödeninceye dek koruncakta tutulan mallar.

Arakoruncak yazılıkları : Arakoruncağa giren ve çıkan nesnelerin durumlarını izlemek üzere düzenlenen yazılıklar.

Genel arakoruncak : Özel arakoruncaklara konulması gerekenlerin dışında, her çeşit gümrüklü malların konulduğu arakoruncak.

Özel arakoruncak : Özel kişilere ilişkin arakoruncak. Kimi gümrüklü malların özelliklerine uygun olarak yapılmış arakoruncak (özellikle, parlayıcı ve patlayıcı maddeler için olanlar).

Saymaca arakoruncaklar : Genel arakoruncaklara konulması çok zor ve giderli olan gümrüklü malların konulmasına özgü arakoruncaklar. (Bunlar iyelerinin olup gümrük bakımından arakoruncak sayılırlar.).

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

 

Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

Geçici : Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Gümrü : Küçük çömlek, güveç.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Değin : Dek. Sincap.

Öden : Mide, karın.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Arakoruncak anlamı nedir?

İngilizce'de Arakoruncak ne demek ? : bonded warehouse