Bırakıntı nedir, Bırakıntı ne demek

Bırakıntı; Kimya, Metalürji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Deniz ve kara sularının, kıyılarda bıraktığı birikinti.

Piç.

Bırakılmış kadın.

Hediye, geline gelen hediye.

Ekilmeden bırakılan tarla.

Kimya'da terim anlamı:

Doğal suya, örneğin deniz suyuna değen bir metal yüzeyine bitki ve hayvanların birikip çökmeleri.

Metalürji'deki terim anlamı:

Bırakım işlemi sonucu, örtülen ya da kaplanan yüzey üzerine bırakılan özdek.

Bırakıntı anlamı, tanımı

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Bırakıntı gözenekliliği : Gerek yüzey pürüzleri, gerekse bırakım sırasında oluşan gaz yuvarlar nedeniyle, bırakıntıda beliren gözeneklilik.

Bırakıntı kabarması : Kaplanmış yüzeylerin, özellikle kaplamadan sonra ısınmaları sonucu kabarması.

Bırakıntı kalınlığı : Kaplanmış olan yüzey ile bırakıntının dış yüzeyi arasındaki dikey uzunluk. Bırakım derinliği diye de bilinir.

Bırakıntı metal kesimi : Dolgu metali kullanılmış kaynaklarda, iri direksi tanelerden oluşan en üstteki kesim.

Bırakıntı parlaklığı : Kaplama işlemi sırasında, parlaklaştırıcılar kullanarak ya da sonradan açkılama ile bırakıntının kazandığı parlaklık.

 

Bırakıntı pürüzlülüğü : Kaplama yunağının pisliğinden ötürü, çözelti içindeki yabancı parçacıkların, işlem sırasında bırakıntıya karışıp yarattığı pürüzlülük.

Bırakıntı tutması : Bırakım işleminin sonucunda, bırakıntının kaplama yapılan yüzeye tutması.

Elektrikli bırakıntı : Elektrikli bırakım yoluyla oluşturulan bırakıntı.

Karbonlu bırakıntı : Yağda yapılan su verme işlemlerinde, yağların ayrışması sonucu, metal yüzeyde oluşan karbonu yüksek bırakıntı.

Kara suları : Bir devletin deniz kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu belli genişlikte su şeridi.

Deniz suyu : Bileşiminde değişik tuzlar ve gazlar bulunan su.

Bırakılmış : Artık kullanılmıyan (kelime). (BIRAKILMIŞLIK, Obsoletisme).

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

Doğal su : Kaynağından çıkarılmış ve hiçbir işlem görmemiş su. Kuyu veya artezyen kuyusundan elde edilmiş, mineral çıkarılması veya eklemesi yapılmamış su.

Bırakım : Bırakma işi.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Kara su : Ağır akan su.

Diğer dillerde Bırakıntı anlamı nedir?

İngilizce'de Bırakıntı ne demek ? : fouling, deposit