Badırbayrak nedir, Badırbayrak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eski püskü, yırtık, kılıksız: Yine badırbayrak sokağa çıkmış.

Darmadağın, karma karışık.

Badırbayrak tanımı, anlamı

Badı : Dokuma tezgâhını hareket ettirmeye yarayan tahta ayaklık, pedal. Kaz. [Bakınız: badi]. [Bakınız: bibi]. Şişman, ablak yüzlü, kısa boylu kimse. Pis, kirli. Tembel. Uçlarını koltuk altlarına dayayıp, çatallarına ayak konularak yürünen, bir çift sopadan yapılmış oyun aygıtı. [Bakınız: badahtı]. Çorabın eskimemesi için bezden yapılan terlik. Erkek zenci. Ördek. Kaz ve ördek yavrusu. Hindi. Kaz yavrusu. Dokuma tezgâhlarında kücülerin aşağı yukarı hareket etmesini sağlayan tahta. (Mudurnu Bolu)

Badır : Karın, göbek: Bağrını badırını açmış, (yalnız olarak kullanılmaz).

Darmadağın : Çok dağınık ve karışık, darmadağınık, tarumar.

Eski püskü : Çok eski, iyice eski.

Kılıksız : Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

Çıkmış : Kirli çamaşır. Kirli, yıkanacak giysi ve benzerleri nesnelerin tümü.

 

Yırtık : Yırtılmış olan. Utanması, çekinmesi olmayan. Yırtılma sonucu oluşmuş yarık. Eskimiş, parçalanmış. Cırlak, tiz, keskin (ses).

Püskü : Tütsü, duman (Mucur). Bal alma sırasında arı kovanına duman püskürtmekte kullanılan aygıt. (Kemalpaşa İzmir).

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Karma : Karmak işi. Ayrı türden olan ögelerin karıştırılmasıyla oluşmuş, muhtelit.

Kılık : Bir kimsenin giyinişi, dış görünüşü, üst baş. Bir kimsenin resmi, fotoğraf.

Soka : Ağılı. Hayvanların geçmemesi için çalı ile örtülen geçit. Dibekte, havanda dövme işini yapan tokmak.

Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel.

Yine : Yeniden, bir daha, tekrar, gene. Buna rağmen, bununla birlikte. Öyle de olsa, öyle olmasına karşılık.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

Diğer dillerde Bademcik yangısı anlamı nedir?

İngilizce'de Bademcik yangısı ne demek ? : tonsillitis