Badaşık nedir, Badaşık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Arkadaş, okul arkadaşı, bir arada bulunan, birlikte iş yapan insanlar, ortak.

[Bakınız: badaş].

Ödünç, nöbetleşe, yardım ederek, sıra ile, ortaklaşa.

Bitişik, yapışık: Benimle bağrın badaşık mı?.

Badaşık anlamı, tanımı

Bada : Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak

Badaş : Arkadaş, okul arkadaşı, bir arada bulunan, birlikte iş yapan insanlar, ortak.

Badaşıklama : Ödünç, nöbetleşe, yardım ederek, sıra ile, ortaklaşa.

Bağrı badaşık : Kalben bağlı, aynı düşüncede olan, arkadaş canlısı, göbeği bir kesik.

Bargı badaşık : Kalben bağlı, aynı düşüncede olan, arkadaş canlısı, göbeği bir kesik.

Barğı badaşık : Kalben bağlı, aynı düşüncede olan, arkadaş canlısı, göbeği bir kesik.

Bitişik yapı : İki yanı, komşu yerbölümlerdeki yapılara tümüyle ya da yer yer bitişik olan yapı.

Nöbetleşe : Sırayla, dönüşümlü olarak, dönenceli, münavebeli.

Ortaklaşa : Ortak olarak, el birliğiyle, müştereken, kolektif. Ortak iş.

Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Arkadaş : Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

 

Bitişik : Yan yana olan. Yandaki. Yan. Yandaki ev, bina vb.

Yapışık : Bir yere yapışmış olan. Sürekli bir arada bulunan. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan. Dokunan, değen.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Ödünç : İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey).

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Diğer dillerde Baç vergisi anlamı nedir?

İngilizce'de Baç vergisi ne demek ? : tribute tax