Badoh nedir, Badoh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dört tekerlekli arabalarda ön ve arka dingili birleştiren ağaç, ok.

Badoh kısaca anlamı, tanımı

Arka dingil : Arka tekerlekleri ve ayıracı taşıyan dingil ya da bağımsız askı düzenlerinde dingiller dizgesinin tümü

Tekerlekli : Tekerleği olan, tekerli.

Arabalar : Büyükayı, küçükayı burçları.

Tekerlek : Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker. Bu biçimde olan.

Dingil : Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak. Kaba saba.

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.

Teker : Tekerlek. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Tekerlek biçimde olan.

Dingi : Bir çifte kürekli küçük patalya.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Ding : Bir şeyin birdenbire anlaşıldığını anlatır. Dink, pirinci kabuğundan ayırmada kullanılan dibek. Eski türkçe tin: değirmende dövme hazırlamakta kullanılan taş tekerlek. Değirmen; dövme bulgurun yapıldığı eski bir değirmen çeşidi. Soku.

 

Arka : Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

Teke : Erkek keçi. Bir tür karides. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve.

Arab : Siyah filmin negatif hâli.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Dört : Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Ok : Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk. Bir dairede bir kirişin ortasında bu kirişi gören yayın ortasına indirilen doğru parçası. Yön göstermek amacıyla belli yerlere konulabilen, oka benzer işaret. At arabası, kağnı vb. araçlarda koşum hayvanlarının bağlandığı ağaç.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Bademcik yangısı anlamı nedir?

İngilizce'de Bademcik yangısı ne demek ? : tonsillitis