Belgesel film nedir, Belgesel film ne demek

  • Hayattan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde veya gerçeğe en yakın bir biçimde hazırlanmış yapay bir yerde işleyen, belirli bir amacı yansıtan film

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Gerçek bir olayı, bir sorunu, kendi doğal ortamı ve akışı içinde ya da buna en yakın bir görünüm sağlayan dekorlar arasında ele alıp yansıtan film.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Gerçek yaşamdan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde ya da buna en yakın biçimde sonradan kurulmuş bezemler, seçilmiş yerlerde işleyen, çok kez belirli bir amacı yansıtan film çeşidi.

İngilizce'de Belgesel film ne demek? Belgesel film ingilizcesi nedir?:

documentary film, documentary, fact film, non-ficiion film

Belgesel film hakkında bilgiler

Belgesel filmler belli konular üzerinde yapılmış olan araştırmaların sonuçlarının estetik kaygılarla seyirciye yansıtılmasına dayanan sinema yöntemidir.

Belgeseller, sinemanın ilkel olduğu dönemden bu yana kendisini var etmiş bir yöntemdir. Bu yönüyle drama sinemasının alt yapısının oluşumunda önemli bir yeri vardır. Belgesellerin genel olarak toplumsal olaylara referans olması beklenir ancak bununla birlikte yaşamda referans noktaları olmayan birçok belgesel de vardır. Belgesellerin bilimsel çalışma metotuna bağlı kalması çalışmanın niteliğini gösterir.

 

Belgesel film tanımı, anlamı:

Yansı : Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke. Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü.

Film : Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Sinemalarda gösterilen eser.

Belgesel : Belge niteliği taşıyan, dokümanter. Belge niteliği taşıyan film veya televizyon programı.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Hayat : Balkon. Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yazgı. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Sundurma. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Meslek. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yaşam. Geçim şartlarının bütünü. Avlu. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.

 

Olgu : Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Yapmacık olmayan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.

Çevre : Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.

Akış : Akın. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akma işi. Geçip gitme, sürüp gitme.

Yakın : Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Uzak olmayan yer. Uzak olmadan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Benzeyen, andıran, yaklaşan.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri.

Araştırma : Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılmış olan yöntemli çalışma, araştırı. Araştırmak işi, araştırı, istikşaf, taharri, tetkik.

Diğer dillerde Belgesel film anlamı nedir?

İngilizce'de Belgesel film ne demek? : n. documentary, documentary film

Fransızca'da Belgesel film : documentaire [le]

Almanca'da Belgesel film : Kulturfilm