Bellea nedir, Bellea ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Mutfak, avlu veya ahırda, pis suları dışarıya akıtmak için yapılan ark.
Pis kokan su birikintisi.
Lağım.
Bellea anlamı, kısaca tanımı
Belle : Güneşte zahire kurutmak için çamurla sıvanmış, kenarlı geniş yer
Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.
Akıtmak : Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.
Pis su : Kirlenmiş su. Ayakyolu, banyo, mutfak vb. yerlerden gelen kirlenmiş, suların karışımı, lağım suyu.
Dışarı : Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.
Mutfak : Yemek pişirilen yer, aş damı. Yiyecek kültürünün tamamı.
Akıtma : Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.
Kokan : İnsan ya da hayvanın ayağına yapışıp ağırlık yapan çamurlu kar.
Lağım : Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz. Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol.
Akıt : Sidik. Çoğu kaynatmak suretiyle akideleşmiş şeker, pekmez, koyu pekmez. Salça. [Bakınız: akıda]. Taş kemer, kubbemsi taş tavan: Tavanları akıt evler soğuk olur.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
Koka : İki çeneklilerden, çiçekleri küçük ve sarımtırak, zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan, yapraklarından kokain çıkarılan, en çok Peru'da yetişen bir bitki (Erytrroxylon coca). Bu bitkinin yapraklarından çıkarılan madde.
Avlu : Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Ahır : Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.
Pis : Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan. Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. Çirkin, sevimsiz olan. İçinden çıkılması çok güç, karışık.
Ark : İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.
Diğer dillerde Belladon alkoloitleri anlamı nedir?
İngilizce'de Belladon alkoloitleri ne demek ? : belladonna alkaloids

Bu kısımda Bellea nedir? Bellea ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bellea tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bellea hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.