Bloodline türkçesi Bloodline nedir

  • Nesil.
  • Aile şeceresi.
  • Aynı genetik kökenden olan hayvanların sürekli olarak yetiştiricilikte kullanılması.
  • Nesep.
  • Soy kütüğü.
  • Kan hattı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Soy.

Bloodline ingilizcede ne demek, Bloodline nerede nasıl kullanılır?

Bloodlines : Nesep. Aile şeceresi. Soy. Soy kütüğü. Nesil.

Bloodless : İnsanca duygulardan yoksun. Hissiz. Duygusuz. Solgun. Cansız. Öldürücü olmayan. Kan dökmeden yapılan. Renksiz. Kansız. Ruhsuz.

Bloodlessly : Duygusuz bir şekilde. Cansız bir şekilde. Renksiz olarak. Solgun bir halde. Kansız bir şekilde.

Bloodlessness : Alyuvar sayısının normalden az olması. anemi. Kansızlık. Anemi.

Bloodletter : Kan alan. Kan alma uzmanı. Tıbbi amaçlarla kan alan kimse.

Blood and thunder : Şiddet ögeleri içeren. Vurdulu kırdılı. Vurdulu kırdılı (hikaye). Dehşetli. Acıklı. Kanlı.

Blood air barrier : İçten dışa doğru; alveol epiteli sitoplazması, epitelin bazal zarı, kılcal damarın bazal zarı, kılcal damar endoteli ve alyuvar zarından oluşan akciğer alveolleriyle alveol kan damarları arasındaki geçiş engeli. Kan-hava engeli.

Blood and thunder story : Vurdulu kırdılı hikaye.

Blood analysis : Kan tahlili.

Bloodletting : Kan çıkarma. (personel ve diğer kaynaklarda) kan kaybetme veya kaybı veya küçülmeye veya azaltmaya gitme. Kan çekme. Katliam. Personel azaltımı. Şiddetli tartışma. Damardan kan alma. Kan alma (hastadan). Personel sayısını düşürme. Kan dökme.

 

İngilizce Bloodline Türkçe anlamı, Bloodline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bloodline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Side : Çalım. İkinci derecede. Cephe. Yanındaki. Kıvrım kanatları. Taraf. Yandaki. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Taraftar. Taraf tutmak.

Line : Dizmek. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Satır. Hat. Kırıştırmak. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Sıralamak. Astarlamak. Astar kaplamak.

Stock : Payanda. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Kızak (gemi). Hammadde. Bulundurmak (bir yerde). Tahvil. Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti. Kütük.

Ascendence : Yukarı çıkma. Egemenlik. Kontrol. Üstünlük. Hakimiyet.

Folk : Bir toplum içinde, ortak gelenek, görenek, davranış ve uygulamalardan oluşan bir kültürel düzende yaşayan insan topluluğu, bk. halk kültürü, halk yaşantısı, halk toplumu, halk katmanı, seçkin kültürü, krş. toplum, köy, boy. Ahali. Folk. Irk. Aile. Millet. Kavim. İnanç. Ekinleri ortak olan bireylerin, kümelerin oluşturduğu nüfus.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Lineage : Kan. Ana ya da babadan her birinin yalnız erkek ya da yalnız kadın ataları dolayısıyla oluşan yakınlık kümesi. Silsile. Boy. Menşe. Şehzade. Bağlı oldukları atasoyla birlikte aynı düşsel atadan türediklerine inanmanın bir sonucu olarak birbirlerini kansal akraba sayan, bu nedenle aralarında evlenmeyip dışevlilik yapan, tüm toplumsal ve ekonomik ilişkilerini tekyanlı akrabalık adı verilen babayanlı ya da anayanlı yöntemlerden birine uygulamak zorunluğunda bulunan bireylerin oluşturduğu geleneksel toplum, bk. atasoy, içevlilik, dışevlilik, tekyanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, krş. ikiyanlı akrabalık.

Parentage : Ebeveynlik. Asıl. Ebeveyn. Ana babalık. Ana baba. Hısımlık. Ana-babalık.

Ancestries : Ecdat. Atalar. Ata. Sülale. Atalık.

Bloodline synonyms : line of descent, genealogies, a clay, breed, a crochordon, filiation, phratry, a c syndrom, derivation, kinsfolk, pedigrees, genealogy, descent, pedigree, generation, flesh and blood, family line, abaxial, ascendance, kinfolk, births, family, abattoir, abamectin, ancestresses, bloodstock, abdominal ovariectomy, abdominal palpation, lineages, family tree, blood, abdominal distention, bloods.