Bozunmak nedir, Bozunmak ne demek

Bozunmak; kimya, fizik alanlarında kullanılan bir kelimedir.

  • Birleşik bir madde, daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılmak
  • Işın etkin bir çekirdek, ışınım salarak değişikliğe uğramak.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bozulmak.

Bozunmak anlamı, kısaca tanımı

Bozunma : Bozunmak işi. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması

Işın etkin : Işın etkinliği olan, radyoaktif.

Tek yönlü : Tek yönü olan. Tek taraflı.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Bozulmak : Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

Ayrılmak : Ayırma işine konu olmak. Boşanmak. Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

 

Tek yön : Araçlara gitmeleri için sadece bir istikamette izin verilen yol. Karşıdan trafik akışının olmadığı yol.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Uğramak : Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak. Cin, peri çarpmak. Fırlayarak çıkmak, hızla çıkmak. Kötü duruma konu olmak. Yaklaşmak. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek.

Bozulma : Bozulmak işi.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Bileşen : Bir bileşke oluşturan kuvvetlerin her biri.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Uğrama : Uğramak işi.

Işınım : Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

Yalın : Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle.

Salar : Afyon şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sinop kenti, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Başkumandan, başbuğ, önder.

Diğer dillerde Bozunma zinciri anlamı nedir?

İngilizce'de Bozunma zinciri ne demek ? : chain decay