Buzzing nedir, Buzzing ne demek

Buzzing; Gitar alanında kullanılan bir sözcüktür.

Gitar terimi olarak anlamı:

Perdeli çalgılarda yanlış sap demirine, köprü yüksekliği ayarlarına veya düzensiz yükseklikte ya da aşınmış perde demirlerine bağlı olarak tellerin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması sonucu kötü ve istenmeyen seslerin çıkması.

Buzzing kısaca anlamı, tanımı

Buzz : Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü

Sap demiri : Bazı telli çalgılarda sap eğriliğini kontrol altında tutarak tel gerilimine karşı yönde direnci sağlamak amacıyla sap içinden geçirilen ve uygun aylan anahtarı ile eğimi ayarlanabilen demir çubuk.

Yükseklik : Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.

Demirler : Bolu ilinde, Gerede ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa şehri, Büyükorhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Mardin ilinde, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla şehrinde, Eşen bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Geyve ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Tekirdağ şehrinde, Beyazköy nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Titreşim : Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.

Perdeli : Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan. Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı). Duvaklı.

İstenme : İstenmek işi.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Demiri : Gri. Bu renkte olan.

Yanlış : Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Çarpma : Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

Yanlı : Yandaş.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

 

Köprü : Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

Diğer dillerde Buzzing anlamı nedir?

Osmanlıca Buzzing : cızırdama