Cenik sovanı nedir, Cenik sovanı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tatlımsı, mor renkli, genişçe biçimli bir cins soğan.

Cenik sovanı anlamı, tanımı

Cenik : Ova. Havası sıcak ve kuru yer. Deniz kıyısına yakın yerler, sahil. Uzak, bilinmeyen yerler. Köy. Atik, çevik. Gözü açık ve becerikli. Bir cins armut. Çevresine altınlar sıralanmış olan fes. Köpek yavrusu. [Bakınız: comba]. Besili, güzel boynuzlu küçük manda. Kısa boylu yaramaz at. Ufak tefek olduğu halde kuvvetli adam. Yaşça büyük, vücutça küçük, biçimsiz manda. Fese dikilen altın. Sahil. Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışın oturdukları geçici yerleşmelere Doğu Karadeniz yöresinde verilen yerel ad. bk. kışlak, oba

Sova : Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve.

Sovan : Soğan.

Tatlımsı : Tatlıyı andıran, tatlıya benzeyen, tatlı gibi.

Genişçe : Biraz geniş. Uzun uzun. Bol bol.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Soğan : Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa). Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü.

 

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

Biçi : Erkek çocuk.

Geni : Sözünün eri, mert kişi. Gani. Geri.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Mor : Kırmızı ile mavinin karışmasından oluşan renk, menekşe renginin kırmızıya çalanı. Bu renkte olan.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Diğer dillerde Cengiz han imparatorluğu anlamı nedir?

İngilizce'de Cengiz han imparatorluğu ne demek ? : empire of genghis khan

Almanca'da Cengiz han imparatorluğu ne demek ? : dschingis khan reich

Fransızca'da Cengiz han imparatorluğu nedir ? : empire de gengis khan