Dakanak nedir, Dakanak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Veresiye verilen maldan kalan alacak, takanak.

İlgi, ilişki: Bozan'da artık dakanağım kalmadı.

Dakanak tanımı, anlamı

Dakan : Dekan

Veresiye : Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.

Takanak : Alacak. İlişki. Borç.

Bozanda : Boğan Dağı.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Maldan : Ağaçlarla çevrilmiş bağ. Karşılıklı kenarları aynı uzunlukta olan tarla. Eğik ve dar yerlerde toprağı genişletmek için yapılan setler. Manisa şehrinde, Osmancalı nahiyesine bağlı bir bölge.

Veresi : Veresiye.

Alacak : Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

Takana : Mutfak.

Artık : İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Bozan : Sürülmemiş,boz tarla. Sürülmemiş tarla. Afyon ilinde, Dazkırı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Afyon şehri, Şuhut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Kırık nahiyesine bağlı bir bölge. Eskişehir şehrinde, Alpu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya ilinde, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Malatya kenti, Arguvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Takan : Bir şeyi sağlayacak ya da önleyecek yol, önlem. Kilitsiz dolap. Otobüs. (İlyaslı Uşak).

Alaca : Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

Taka : Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi. Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz.

Boza : Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Diğer dillerde Dak anlamı nedir?

İngilizce'de Dak ne demek ? : east anatolian red cattle