Dalak kordonu nedir, Dalak kordonu ne demek
Dalak kordonu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Dalak kırmızı pulpasında retiküler hücreler, makrofajlar, lenfosit ve lökositler bulunduran yapı.
Dalak kordonu tanımı, anlamı
Dalak : Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği
Kordon : Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
Retiküler hücre : Kemik iliği ve lenfatik dokular gibi kan yapan dokuların stromasında bulunan, bir kısmı ilkel yapıda, bir kısmı ise fagositik özelliğe sahip bağ dokusu hücreleri.
Kırmızı pulpa : Dalakta eritrositlerin yoğun bulunduğu, süzüldüğü ve hasarlı olanlarının kan dolaşımından alındığı kısım. Dalağın kanla dolu venöz sinüslerle kırmızı pulpa alanlarından oluşan bölgeleri. Kırmızı pulpa alanlarında retikulum hücreleriyle retikulum iplikleri ve boşlukların içerisinde ise beyaz pulpadan gelen lenfositler, plazma hücreleri, granülosit, monosit, trombosit ve makrofajlar gözlenir.
Retiküler : Ağsı, ağbiçim. Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan.
Makrofaj : Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklâstlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için CD 14 reseptörü, immünoglobulin G antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni ve benzerleri reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. Kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır.
Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.
Retikül : Polenin ekzin tabakasında muri ve luminanın oluşturduğu ağsı yapı.
Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.
Lökosit : Akyuvar. [Bakınız: akyuvar].
Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.
Makro : Büyük, geniş, mikro karşıtı.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Pulpa : [Bakınız: diş özü]. Bir şeyin içindeki öz kitle, öz.
Kırmı : Kene.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Löko : Yunanca ak anlamına gelen ön ek.
Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Dalak kordonu anlamı nedir?
İngilizce'de Dalak kordonu ne demek ? : splenic cord

Bu kısımda Dalak kordonu nedir? Dalak kordonu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dalak kordonu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dalak kordonu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.