Dayanışma nedir, Dayanışma ne demek

"Dayanışma" ile ilgili cümle

  • "Ara sıra yükselen çatlak sesler, sorulan aykırı sorular bu dayanışmayı bozacaktır." - T. Uyar

Hukuki terim anlamı:

teselsül.

Dayanışma kısaca anlamı, tanımı:

Toplumsal dayanışma : Toplumun kurum ve kuruluşlarıyla ortak değerlerde birleşmesi ve birlikte hareket etmesi.

Dayanış : Dayanma işi.

Dayanışmacı : Dayanışmacılıktan yana olan, solidarist.

Dayanışmak : Bir topluluğu oluşturan kişiler bir şeyi gerçekleştirmek için duygu, düşünce ve çıkar birliği göstermek, birbirini kollamak, mütesanit olmak.

Dayanışmalı : Aralarında dayanışma bulunan.

Tesanüt : Dayanışma. Omuzdaşlık.

Toplu : Vücutça dolgun. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan.

Duygu : Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Duyularla algılama, his. Önsezi.

Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.

 

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Kuma. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Dayanışma ödeneği : Toplu iş sözleşmelerinde, karşıt işçi kuruluşunun üyesi olmayıp o toplu iş sözleşmesinin uygulanacağı iş yerinde çalışan işçilerin, bu sözleşmeden yararlanabilmeleri amacı ile karşıt işçi örgütünce saptanan ödenti.

Dayanışmacı işbırakımı : Bir sendikanın, işbırakımında bulunan başka bir sendikayı desteklemek amacıyla yaptığı işbırakımı.

Dayanışmacılık : Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.

Dayanışma ile ilgili Cümleler

  • Dayanışmanı gerçekten takdir ediyorum.
  • Gerçek manadaki dostluk, sevgi ve dayanışma dünyada her şeyden daha önemli.
  • İlk göçmenler, sonra siz. Bizim dayanışma - Sosyal yamyamlık için cevap.
  • Dayanışma ve eşit haklar kamu politikasının temel taşını oluşturur
  • Ekonomide hiçbir sistematik çalışma dayanışmayı öngörmez
  • Yaşamayı sürdürmek için tek yolumuz insani dayanışmadır.
 

Diğer dillerde Dayanışma anlamı nedir?

İngilizce'de Dayanışma ne demek? : n. cooperation, interdependence, interdependency, solidarity

Fransızca'da Dayanışma : solidarité [la]

Almanca'da Dayanışma : n. Solidarität

Rusça'da Dayanışma : n. солидарность (F)