Deferentektomi nedir, Deferentektomi ne demek

Deferentektomi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sperma kanalının cerrahi işlemle çıkarılmasıyla yapılan kısırlaştırma.

Deferentektomi anlamı, tanımı

Defe : Dokuma tezgâhlarında mekiği hareket ettiren, argaç atıldıktan sonra da bunu sıkıştıran tezgâhın ana kısımlarından biri: Defenin hiç düzeni yok, şuna bir baksana. Defa, kez, bk. dehfe. Dokuma tezgâhında ipleri sıkıştırmak için kullanılan araç. (Ankara). Çulhaların mekik attıktan sonra ipi sıkıştırmak için kullandıkları taraf. Dokumacılıkta tarak vurma

Kısırlaştırma : Kısırlaştırmak işi, vasektomi. Hayvanlarda, özellikle erkeklerde eşey organlarının çıkarılması ya da faaliyetini bir süre durdurmak için gereken işlemin yapılması. Kastrasyon. Erkekte hayvanlarda testislerin, dişi hayvanlarda ise yumurtalıkların ameliyatla çıkarılması veya diğer bir yöntemlerle görev yapamaz hâle getirilmesi, eneme, hadım etme, iğdiş etme, kastrasyon. (karşılık: kastrasyon),Ameliyatla eşeylik organlarını çıkartıp eşeylik bezlerinin gelişmesine engel olma.

Sperma kanalı : Teslislerde erkek eşey açıklığında ya da sidik torbasına giden ve erkek eşey hücrelerini ileten kanal. (vas deferens),Testislerde erkek eşeylik açıklığına ya da sidik torbasına giden ve spermaları ileten kanal.

 

Çıkarılma : Çıkarılmak işi.

Cerrahi : Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

Cerrah : Ameliyat yapan uzman hekim, hariciyeci, operatör. Önemsiz yaraları iyileştiren kimse.

Sperma : Meni. Bir başı, bir gövdesi, hareket etmeye yarayan kuyruğu olan, yumurtadan çok küçük erkek eşey hücresi.

Sperm : Meni.

Kısır : Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

 

Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Kana : Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Diğer dillerde Deferentektomi anlamı nedir?

İngilizce'de Deferentektomi ne demek ? : deferentectomy