Dilkimen nedir, Dilkimen ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Ormanlarda yetişen, sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan, uçlarından salata, yemek yapılan, yabani bir bitki.
Dilkimen kısaca anlamı, tanımı
Dilki : Tilki. Su borularının içinde birbirine eklene eklene tilki kuyruğu gibi uzayıp giden yosun. Değirmen taşının üzerinde döndüğü ağaç. (Dereyazı Alaca Çorum). [Bakınız: dilkü]
Sarmaşık : Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix).
Sarılar : Amasya şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Ankara ili, Kazan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Antalya kenti, Akçay bucağına bağlı bir yer. Antalya şehrinde, Kaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya şehrinde, Manavgat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Bolu şehrinde, Göynük ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Denizli ilinde, Çivril ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Gaziantep şehrinde, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Yavuzeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel şehrinde, Kuzucubelen nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İzmir şehrinde, Gökçen bucağına bağlı bir yer. İzmir şehrinde, Kemalpaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Karabük şehri, Ovacık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Manisa ili, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Nevşehir ili, Özkonak bucağına bağlı bir yer. Tekirdağ şehri, Çorlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Yabani : Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki). Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse).
Sarmaş : Yalnız 'sarmaş dolaş' sözünde kullanılıp birbirine sarılma.
Salata : Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Salat : Namaz. Hz. Muhammed'in adı anıldığında saygı göstermek için okunan dua.
Yetiş : Amacına ulaş, isteğine kavuş anlamında kullanılan bir isim..
Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.
Sarma : Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Sarılarak yapılan. Çevirme.
Yeme : Yemek işi. Yiyecek.
Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.
Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.
Sala : Sela.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Diğer dillerde Dili geçmiş öncesi anlamı nedir?
Fransızca'da Dili geçmiş öncesi nedir ? : plus-que-parfait déterminé

Bu kısımda Dilkimen nedir? Dilkimen ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dilkimen tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dilkimen hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.