Diploblastik nedir, Diploblastik ne demek

Diploblastik; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Sölenterlerde ve süngerlerde olduğu gibi sadece iki embriyo tabakasına (ektoderm ve endoderm) sahip olma durumu.

Teknik terim anlamı:

Embriyonik gelişim sürecinde sadece endoderm ve ektodermin oluşması durumu, iki tabakalılık.

Diploblastik anlamı, tanımı

İki tabakalılık : Diploblastik

Sölenterler : Bitkimsi hayvanlardan deniz analarını, sifonluları ve mercanları içine alan önemli bir bölüm. Çok hücrelilerin (Metazoa), gerçek çok hücreliler (Eumetazoa) bölümünden, ışınsal simetrili, tek vücut boşluğu (sölenteron) bulunan, ağızla dışarı açılan endoderm (gastrodermis) ile ektodermden (epidermis) oluşan bir vücut duvarı bulunan, iki tabaka arasında genellikle hücresiz, jelâtinli bir mezoglöaya sahip, tek ya da koloni hâlinde, sabit ya da serbest hâlde yaşayan, knidliler (Cnidaria) ve ktenoforlar (Ctenophora) filumlarını kapsayan alt bölüm. Çok hücrelilerin (Metazoa), gerçek hücreliler (Eumetazoa) bölümünden, ışınsal simetrili, tek vücut boşluğu bulunan, tek veya koloni hâlinde, sabit veya serbest hâlde yaşayan, knidliler (Cnidaria) ve ktenoforlar (Ctenophora) şubeleri olan alt bölüm.

Süngerler : Vücutları içten dar ve uzun kanalcıklardan oluşan, dıştan bu kanalcıklara açılan deliklerle kaplı, çoğu kayalara tutunmuş olarak koloniler durumunda yaşayan hayvanlar takımı.

 

Embriyon : Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ya da vücudu içinde bulunan ve gelişmesinin erken evrelerinde olan genç bir organizma.

Ektoderm : Dış deri.

Tabakalı : Tabakası olan.

Endoderm : İç deri.

Gelişim : Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Embriyo : Oğulcuk.

Sadece : Yalnızca.

Sünger : Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Sünge : Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. [Bakınız: sürgü].

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Geliş : Gelme işi.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Ekto : Dış.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Diğer dillerde Diploblastik anlamı nedir?

İngilizce'de Diploblastik ne demek ? : diploblastic