Diskospondilitis nedir, Diskospondilitis ne demek

Diskospondilitis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.

Diskospondilitis tanımı, anlamı

Disk : Disk atmada kullanılan, erkekler için 2, kadınlar için 1 kilogram ağırlığında, genel olarak metal bir çember ile çevrelenmiş tahta ağırşak. İnce ve çapı oldukça büyük teker şeklinde parça. Omurları birbirine birleştiren ana madde. Gramofon plağı. Yoğun disk

Disko : Diskotek.

Omurlar arası disk : Omurlar arasında bulunan ve yastık görevi yapan, çevresi (annulus fibrosus) telsi yapıda, ortası (nucleus pulposus) glikozaminoglikanlardan oluşmuş daha yumuşak yapıda, ileri yaşlarda ise yumuşak alanın daralmasıyla sertleşen ve ani hareketlerle kolayca kayarak sinirlere baskı yapan (bel fıtığı gibi), yuvarlağımsı telli kıkırdak yapısındaki tabaka.

Osteomiyelitis : Kemik iliği boşluğundan başlayan kemik yangısı, osteomiyelit.

Osteomiyelit : Osteomiyelitis.

Mantarlar : Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

 

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.

Omurlar : Manisa kenti, Selendi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Osteom : Kemik dokusunun, sınırlı, bulunduğu bölgede dışa doğru çıkıntı oluşturan, nüks edebilen, iyicil kemik tümörü. Daha çok sığır, at ve köpeklerde alt çene, üst çene, burun sinüsleriyle baş ve yüz kemiklerinde görülür.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

 

Travma : Sarsıntı. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara, örselenme.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Komşu : Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad. Sınır ortaklığı bulunan, mücavir.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Diğer dillerde Diskospondilitis anlamı nedir?

İngilizce'de Diskospondilitis ne demek ? : discospondylitis