Doğuzluk nedir, Doğuzluk ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bazı evlerin zemin katında bırakılan boşluk.

[Bakınız: domuzluk].

Su değirmenlerinde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

Doğuzluk kısaca anlamı, tanımı

Doğuz : Domuz

Doğu : Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.

Değirmenler : Erzurum şehrinde, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Zemin katı : Giriş katı.

Domuzluk : Hainlik, haincesine inatçılık. Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Değirme : Değirmek işi.

Boşluk : Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Döndü : Gittiği yerden geri gelen. Din değiştiren, dönme. Henüz evlenmemiş kız. l. Henüz evlenmemiş kız.

 

Zemin : Taban, döşeme, yer. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Yeryüzü, dünya. Temel, dayanak. Ortam.

Çarkı : Her yüzü üçgen olan çatı. Küçük tepsi. Porselen, bakır tabak. Tepside ısıtılmakta olan yağlı hamurun yanmasını önlemek amacıyla kullanılan tencere kapağı biçiminde ters çevirme aracı. (Terme Samsun).

Katın : Kadın. [Bakınız: katun].

Domuz : Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.

Domu : Tepe.

Çark : Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi.

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

Zemi : Tarla.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.

Diğer dillerde Doğuşu yineleyiş anlamı nedir?

Osmanlıca Doğuşu yineleyiş : tecdid-i matla