Dolakçı nedir, Dolakçı ne demek
Teknik terim anlamı:
Yün çorap eskisi, kazak ve benzerleri satın alan kişi. (Uluğbey, Yassıören Senirkent Isparta).
Dolakçı anlamı, kısaca tanımı
Dolak : Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma
Senirkent : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
Yassıören : Adana şehri, Tuzla nahiyesine bağlı bir yer. Afyon şehri, Başmakçı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ankara ilinde, Kazan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Balıkesir kenti, Dursunbey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta şehrinde, Senirkent belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İstanbul şehri, Boyalık bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehrinde, Derbent belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak şehri, Devrek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Uluğbey : [Bakınız: Ulubey]. Isparta şehrinde, Senirkent ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Yassı : Yayvan ve düz.
Senir : İki dağ arasındaki sırt.
Kazak : Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi. Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek, kılıbık karşıtı. Rusya'da ve İran'da ayrı bir sınıf oluşturan atlı asker. Jokeylerin giydiği, göz alıcı renklerde bir ceket türü. Güney Rusya'da yaşayan Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse. Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.
Çorap : Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.
Seni : Yüksek, yüce.
Uluğ : Ulu, büyük. [Bakınız: Ulu].
Çora : Tuz. Çorba. Her türlü yemek. Çamaşır ve bulaşık yıkamakta kullanılan bir çeşit toprak. Bir tür toprak.
Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.
Satı : Satma işi, satış. Adanmış.
Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
Yün : Koyun tüyü. Bu tüyden yapılmış.
Diğer dillerde Dokuzuncu tür dağılım anlamı nedir?
İngilizce'de Dokuzuncu tür dağılım ne demek ? : type ix distribution

Bu kısımda Dolakçı nedir? Dolakçı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dolakçı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dolakçı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.