Dolukmak nedir, Dolukmak ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Göz yaşarmak, ağlayacak duruma gelmek.
Koşmaktan, yorgunluktan vücudun bir yeri ağrımak: Bacağı dolukmuş.
Karnı aç olduğu halde çeşitli nedenlerle doymuş gibi olmak, yiyememek.
Ağlamaklı olmak.
Çeşitli nedenlerle nefesi kesilmek, nefes alamaz hale gelmek, kuvveti kesilmek.
Diğer sözlük anlamları:
(Göz) yaşla dolmak, ağlayacak hale gelmek
Öfkelenmek, hiddetle köpürüp taşmak
Dolukmak tanımı, anlamı:
Dolu : Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). Bir yerde sayıca çok. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Bir duygunun güçlü etkisinde olan. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Boş vakti olmayan, meşgul. İçki doldurulmuş bardak.
Yaşarmak : Islanmak, nemlenmek.
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Gelmiş olan.
Göz : Görme organı, basar. Terazi kefesi. Nazar. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Çekmece. Bazı yaraların uç bölümü. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Bölüm, hane. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Oda. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bakış, görüş. Delik, boşluk.
Gelmek : Uymak. Akmak. Ulaşmak, varmak. İsabet etmek. Belli bir süre dolmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Dayanmak, tahammül etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Kadar olmak. Türemek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Katılmak, eklenmek. Görünmek, sanılmak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Kazanılmak, sağlanılmak. Mal olmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Belli bir zamana ulaşmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Biriyle birlikte gitmek. Uygun düşmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Ortaya çıkmak, doğmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Düşmek, rast gelmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Çıkmak, yönelmek. Olmak, -e uğramak. Getirmek. Sonuç çıkmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. İzlemek, takip etmek.
Diğer dillerde Dolukmak anlamı nedir?
İngilizce'de Dolukmak ne demek? : (nesne almayan fiil), halk ağzında


Bu kısımda Dolukmak nedir? Dolukmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dolukmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dolukmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.