Doz bilgisi nedir, Doz bilgisi ne demek

Doz bilgisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Hastalara uygulanacak ilaç miktarları, uygulama yolları ve doz aralıklarını inceleyen farmakoloji alt dalı, pozoloji.

Doz bilgisi anlamı, tanımı

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim

Doz : Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj. Genellikle bir davranış, bir konuşma vb.nde yeterli görülen ölçü, dozaj. Bir maddenin bir birleşiğe, bir karışıma giren veya girmesi gereken belli miktarı, düze, dozaj.

Farmakoloji : İlaç bilimi.

Aralıkla : Aralıklı bir biçimde.

Pozoloji : Hastalara uygulanacak ilaç miktarları, uygulama yolları ve doz aralıklarından bahseden farmakoloji dalı. Doz bilgisi.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

 

Alt dal : Canlıların sınıflandırılmasında daldan (klâdus) daha küçük gruplar topluluğu için kullanılan bir terim. Yeni sınıflandırma sistemlerinde artık kullanılmayan, klâdus ile sınıf arasında bir kategori. Subkladus. (karşılık: subkladus, Lât. sub = altında, Yun. klados = dal), Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup daldan (kladus) daha küçük gruplar topluluğu anlamındadır.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

Farma : Giyim eşyalarına süs için konulan kırma, fırfır.

Aralı : Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı. Aralıklı, uzak. Uzak.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

İlaç : Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

 

Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Alt : Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Doyurucu güvenirlik anlamı nedir?

İngilizce'de Doyurucu güvenirlik ne demek ? : satisfactory reliability