Eğri cetveli nedir, Eğri cetveli ne demek

Eğri cetveli; Ağaç alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Resim çizerken ya da atelyede çalışırken pergelle çıkarılamayan eğmeçleri çizmeye yarayan ince gönye.

Eğri cetveli anlamı, kısaca tanımı

Cetvel : Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge

Eğri : Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.

Pergel : Yay veya çember çizmekte ve ölçmekte kullanılan araç, yayçizer.

Atelye : [Bakınız: atölye].

Çalış : Çalma işi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Gönye : Dik açıları ölçmeye ve çizmeye yarayan dik üçgen biçiminde araç.

Resim : Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.

 

Çizer : Karikatürcü.

Eğmeç : Kavis. Çay ve ırmağın dönemeç yeri.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Çizme : Çizmek işi. Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü.

Çize : İnce yağmur. Bir kavram, durum ya da süreci tasarlamak ya da göstersel olarak açıklamak üzere biçimsel anlatımlara başvuran çizim.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

 

Atel : Kırılmış kemiklerin düzgün bir biçimde sarılabilmesi için kullanılan türlü malzemelerden yapılmış destek. Kırık kemik ve benzerleri sarmaya yarayan ince tahta veya ona benzer sert madde, splint.

Eğme : Eğmek işi.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Eğri cetveli anlamı nedir?

Osmanlıca Eğri cetveli : pistole