Eşleklik ilkesi nedir, Eşleklik ilkesi ne demek

Eşleklik ilkesi; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

Bir Boole cebiri için belirtilen bir savda yerlerinde sırayla konduğunda elde edilenin de bir sav olduğunu belirleyen ilke.

Eşleklik ilkesi anlamı, tanımı

Eşlek : Ekvator. Yeryuvarı özeğinden, yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember. Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti, kimi zaman eşlek çemberi denir. [Bakınız: eşlek uzayı]

Eşleklik : [Bakınız: eşlek dizgesi].

İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.

Boole cebiri : Koşullarını sağlayan ikili işlemleriyle donatılmış B kümesi, Anlamdaş. Boole örgüsü.

Belirtilen : Tamlanan.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

Cebir : Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.

Kondu : Gecekondu.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

 

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kond : Koyun bacağından çıkan, hiç aşınmamış taze aşık kemiği.

Oldu : Evet. Başüstüne.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Beli : Evet.

Sav : İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava. Tanıtlanması gereken önerme, tez. Haber, söz. Atasözü.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

De : Türk alfabesinin beşinci harfinin adı, okunuşu.

Diğer dillerde Eşleklik ilkesi anlamı nedir?

İngilizce'de Eşleklik ilkesi ne demek ? : principle of duality, rule of duality