Ebe kurbağa nedir, Ebe kurbağa ne demek

Ebe kurbağa; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, teker dilli kurbağagiller (Discoglossidae) familyasından, erkek birey dişi tarafından arka ayakları arasına bırakılan yumurtaları gelişene kadar taşıyan bir tür.

Zooloji'deki anlamı:

(Alytes obstetricans) Kurbağalar (Anura) takımının tekerdili-kurbağagiller (Discoglossidae) familyasından bir amfibyum türü. Erkek, dişi tarafından ardayakları arasına bırakılan yumurtaları gelişene kadar taşır. Orta ve Güney Batı Avrupada yaşar.

Ebe kurbağa tanımı, anlamı

Kurb : Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler

Ebe : Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.

Kurbağa : Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.

Teker dilli kurbağagiller : İki yaşamlılar (Amphibia) sınıfının, kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, obruk artlılar (Opisthocoela) alt takımından, dilleri tekerlek biçiminde ve az hareketli türleri olan bir familya.

 

Kuyruksuz iki yaşamlılar : Sınıfından, kuyrukları kaybolmuş, bacakları iyi gelişmiş, art bacakları sıçramaya elverişli, kara, su ve ağaçlarda yaşayan türleri olan bir takım. Kurbağalar.

İki yaşamlılar : Hem suyun içinde hem de karada yaşayabilen canlılar, amfibi. Omurgalılar (Vertebrata) dalının, kurbağa ve semenderleri içine alan, balıklarla sürüngenler arasında birçok karakterlere sahip, soğukkanlı, larva evresinde metamorfoz geçiren, larvaları solungaçla, erginleri akciğerlerle solunum yapan, doğuran türleri de bulunan, bazıları zehirli, küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf. Amfibyumlar. Omurgalılar dalının, kurbağa ve semenderleri içine alan, balıklarla sürüngenler arasında birçok karaktere sahip, soğukkanlı, larva evresinde metamorfoz geçiren, larvaları solungaçla, erginleri akciğerlerle solunum yapan, doğuran türleri de bulunan, bazıları zehirli, küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf, amfibiler. Larva döneminde solungaç solunumu yapan, metamorfoz sonrasında ise genellikle akciğer solunumu yapan Anura (kurbağalar) ve Caudata (semender) takımlarını içeren omurgalı hayvan sınıfı, amfibya.

Discoglossidae : [Bakınız: teker dilli kurbağagiller]. [Bakınız: teker-dilli-kurbağagiller].

Kurbağagiller : Asalakbilimde yardımcı arakonakçı olarak adları geçen, çoğu sıçrayıcı ve kuyruksuz, ufak omurgalılar sınıfı.

İki yaşamlı : Hem suyun içinde hem karada yaşayabilen, amfibik.

Kurbağalar : Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfına giren bir takım, kuyruksuzlar.

 

Kuyruksuz : Kuyruğu olmayan.

Arka ayak : Hayvanlarda vücudun gerisinde bulunan ayaklardan her biri.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Gelişen : Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Kuyruk : Hayvanların çoğunda, gövdenin sonunda bulunan, omurganın uzantısı olan uzun ve esnek organ. Koyunun bazı türlerinde eritilerek yağı alınan bir uzantısı. Birisinin arkasına takılıp ondan ayrılmayan kimse. Bir harfin bitiş çizgisine yakın yerde, birden bir dönüş yapan kısa çizgi. Bu organa benzeyen uzantı. Kuşlarda gövdenin sonunda bulunan tüy demeti. İnsanların sıra beklemek için art arda durarak oluşturduğu dizi. Başın arkasına toplanmış saç demeti.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Diğer dillerde Ebe kurbağa anlamı nedir?

İngilizce'de Ebe kurbağa ne demek ? : obstetrical toad