Ebede nedir, Ebede ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düğünde geline verilen armağanları toplayıp, göz önüne yayan kadın.

[Bakınız: ebe].

Düğünde geline getirilen armağanlar gösterilirken söylenen söz.

Düğün günü geline verilen armağanlar.

Ebede hakkında bilgiler

Ebede (Tatarca: Әбәдә veya Äbädä, Azerice: Əbədə) – Türk ve Tatar mitolojisinde Ağaç Cini. Ormanlarda yaşar. İnsanlara zarar vermez. Yaşlı bir kadın görümündedir. Ormanlarda yerlerdeki kurumuş ağaç yapraklarından gelen çıtırtılar onun ayak sesleridir. (Ebe) kökünden türemiştir. Ebe sözcüğü Yaşlı kadın anlamındadır.

Ebede anlamı, tanımı

Ebed : [Bakınız: Ebet]

Mitoloji : Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.

Göz önü : Görülebilen yakın yer.

Azerice : Azerbaycan dili. Bu dille yazılmış olan.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

 

Tatarca : Tatar Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

Çıtırtı : Çıtırdama sırasında çıkan sesin adı.

Armağan : Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Düğün : Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

Azeri : Azerbaycan Türkü.

Orman : Ağaçlarla örtülü geniş alan. Bu ağaçların bütünü.

 

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.

Verme : Vermek işi.

Görüm : Görme yetisi.

Tatar : Postayı süren kimse. Tataristan'da, Batı Sibirya'da ve Rusya Federasyonu'nun değişik bölgelerinde yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse.

Diğer dillerde Ebe kurbağa anlamı nedir?

İngilizce'de Ebe kurbağa ne demek ? : obstetrical toad