Efektör organlar nedir, Efektör organlar ne demek

Efektör organlar; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş ya da madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi herhangi bir organ.

Teknik terim anlamı:

Sinir hücrelerinin bağlı olduğu ve bir uyarı karşısında bir iş veya madde oluşturan, merkezi sinir sisteminde oluşan impulslara verilen cevapları yerine getiren bezler, kaslar, elektrik organı gibi organlar.

Efektör organlar kısaca anlamı, tanımı

Efek : Yabani yonca, fiğ. Bir cins ot. Toz gibi yağan kar. Samankâğıdı

Efektör : Sese efekt veren cihazların genel adı.

Efekt : Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Merkezi sinir sistemi : Sinir hücrelerinin akson ve gövdeleri ile nörogliya hücrelerini toplu olarak kapsayan beyin ve omurilikten meydana gelmiş sinir sistemi.

Elektrik organı : Bazı balıklarda çok çekirdekli çizgili kas tellerinin biçim değiştirmesi ile oluşmuş, yassı, plâk şeklinde, üzerinde çok sayıda sinir hücresi ile aralarında bol miktarda kan damarları bulunan elektrositlerden meydana gelen yapı. Bazı balıklarda çok çekirdekli çizgili kas tellerinin biçim değiştirmesiyle oluşmuş, yassı, plak biçiminde, üzerinde çok sayıda sinir hücresiyle aralarında bol miktarda kan damarları bulunan elektrositlerden meydana gelen yapı. Bazı balıklarda çizgili kas gruplarının (Elektrikli yayın hariç, bk) değişmesiyle meydana gelen ve elektrik meydana getiren bir organ.

 

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

İmpuls : Uyarma sonucu bir sinir teli boyunca meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişiklikler. (Lât.impulsus=itilmiş):Bazı dokular, özellikle sinir ve kas telleri ile iletilen ve çalışma ya da köstekleme (inhibisyon) olarak beliren değişiklik.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Kasla : Yalan.

Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Cevap : Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.

Diğer dillerde Efektör organlar anlamı nedir?

İngilizce'de Efektör organlar ne demek ? : effector organs