Endelis nedir, Endelis ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir çeşit fidan elde etme biçimi (gül, limon ve benzerleri ağaçların dallarından biri ortasından toprağa gömülür, kök tuttuktan sonra kesilerek ağaçtan ayrılır).

Endelis anlamı, tanımı

Ende : İşte,orada. O. Elindeki

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Gömülü : Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Tuttuk : Bir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin.

Ayrılı : Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

 

Topra : Torba.

Gömül : Biçilmiş ekin yığını. On iki destenin meydana getirdiği yığın.

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Limon : Turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum). Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak.

Fidan : Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Etme : Etmek işi.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Biçi : Erkek çocuk.

Diğer dillerde Endaortitis anlamı nedir?

İngilizce'de Endaortitis ne demek ? : endaortitis