Endodiyogeni nedir, Endodiyogeni ne demek

Endodiyogeni; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yalnızca iki yeni kız hücrenin oluşması dışında endopoligeninin aynısı olan durum. Doku kisti oluşturan Toxoplasma, Sarcocystis cinsinde bulunan türlerde görülen uzunlamasına bölünme.

Endodiyogeni kısaca anlamı, tanımı

Endo : İç, içinde, içte olan

Endopoligeni : Ana hücre içerisindeyken, her birisi kendi zarıyla çevrili kız hücrelerin oluşumu.

Uzunlamasına : Ene dik olarak, boyuna, tulani.

Sarcocystis : Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan, kuş, sürüngen, insan dâhil birçok memeli türünde parazitlenen, son konakları olan kedi, köpek gibi etçiller ve insanlarda seksüel olarak çoğalan, sığır, koyun, domuz gibi otçullar ve kemiriciler olan ara konaklarda kistler oluşturan, konaklara enfekte hayvanların dışkısıyla atılan sporokistlerinin ağız yoluyla alınması suretiyle bulaşan koksidiyal protozoa cinsi.

Toxoplasma : Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan bilinen tek son konağı kedi ve kedigiller, ara konakları insan, diğer memeliler ve kanatlılar olan ara konak ve son konaklarda alyuvarlar dışındaki tüm organ ve doku hücrelerinin içerisinde parazitlenen, son konak olan kedi ve kedigillerin bağırsak epitellerinde aseksüel ve seksüel üremenin görüldüğü ve oluşan ookistlerin dışkıyla atıldığı koksidiyan protozoa cinsi.

 

Kız hücre : Parazitlerde bir hücrenin bölünmesiyle meydana gelen iki yeni hücreden her biri.

Uzunlama : Masal.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.

Aynısı : Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik göstereni, benzeri, tıpkısı.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Cinsi : Cinsel.

Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Endodiyogeni anlamı nedir?

İngilizce'de Endodiyogeni ne demek ? : endodyogeny