Eyalet kethüdası nedir, Eyalet kethüdası ne demek

Eyalet kethüdası; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.

Tarih terimi olarak anlamı:

Osmanlılarda eyalet valileri ile sancak beylerinin başkentteki işlerini devlet dairelerinde izleyen görevli.

Eyalet kethüdası anlamı, tanımı

Eyal : Arapça kökenli ıyâl: eş; zevce; kadın; ıyal

Eyalet : Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi. Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi.

Kethüda : Zengin kimselerin ve devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimse, kâhya.

Başkent : Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Beyler : Antalya şehrinde, Elmalı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Denizli ili, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Narman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İzmir şehri, Seferihisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu kenti, İnebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Manisa şehrinde, Gölmarmara belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sakarya şehri, Ortaköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

Sancak : Bayrak, liva. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. Gemilerin sağ yanı. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.

İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.

Osman : Bir tür kuş veya ejderha. Hz. Muhammet'in damadı, üçüncü halife. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı.

Sanca : Sancağı.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Beyle : Böyle. Böyle, karşılığı bele, beyne, biyle, böle.

Daire : Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

Dair : Bir konu üzerine olan, üzerine, konusunda, . ile ilgili, üstüne.

Vali : Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilbay. Satrap.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Diğer dillerde Exw anlamı nedir?

İngilizce'de Exw ne demek ? : exworks, exwork