Fiktif kar nedir, Fiktif kar ne demek

Fiktif kar; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Enflasyon dönemlerinde, özellikle geçmiş yıllarda yapılan bazı gider türleri, aynı satın alma gücüne sahip para birimleri cinsinden ölçülemediğinden, hesaplara yansıtılamayan giderler nedeniyle işletmenin gerçekte elde ettiğinden daha yüksek görünen kârı. karşılığı enflasyon muhasebesi.

Fiktif kar tanımı, anlamı

Fiktif : İtibari

Kar : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.

Enflasyon muhasebesi : Enflasyonun finansal hesaplar üzerindeki etkilerinin yeniden değerleme yöntemiyle giderilmesine ilişkin muhasebe tekniği.

Satın alma gücü : Belirli bir nicelikdeki para ile belirli mal ya da kişi emeğinden satın alınabileni.

Satın alma : Kurum ve kuruluşlarda gereksinim duyulan malları almaya yetkili birim. Satın almak işi, mübayaa.

Enflasyon : Para şişkinliği. Pahalılık. Gereğinden fazla artış, şişkinlik.

İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

Gerçekte : Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.

Muhasebe : Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme. Hesap işlerinin yürütüldüğü yer. Hesapların bütünü. Hesap işleriyle uğraşma.

 

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

İşletme : İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

 

Görün : Mezar, mezarlık.

Cinsi : Cinsel.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Akis. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke.

Diğer dillerde Fiktif kar anlamı nedir?

İngilizce'de Fiktif kar ne demek ? : fictitious profit