Foreign country türkçesi Foreign country nedir
- Farklı ülke.
- Yabancı ülke.
- Hariç.
- Dış ülke.
Foreign country ile ilgili cümleler
English: Visiting a foreign country must be expensive.
Turkish: Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.
English: The good way to know a foreign country is to go there.
Turkish: Yabancı bir ülkeyi tanımak için iyi yol oraya gitmektir.
English: In a foreign country most of us go through culture shock.
Turkish: Çoğumuz yabancı bir ülkede kültür şoku yaşarız.
English: Losing your passport in a foreign country is worse than losing your luggage or having your wallet stolen.
Turkish: Yabancı bir ülkede pasaportunu kaybetmek valizini kaybetmekten veya cüzdanını çaldırmaktan daha kötüdür.
English: The best way to know a foreign country is to go there yourself.
Turkish: Yabancı bir ülkeyi tanımanın en iyi yolu oraya bizzat gitmektir.
Foreign country ingilizcede ne demek, Foreign country nerede nasıl kullanılır?
Foreign : Yabancı. Yurtdışı. Yurt dışı. Yabancılık. Harici. Ecnebi. Yabancı madde. Ülke dışı. Dıştan gelme.
Country : Bölge. Yurt. Sayfiye. Kırsal kesim. Kır. Memleket. Köy. Ulus. Arazi. Kırsal.
Foreign accent : Bir başka dilin telaffuz özelliği stili. Yabancı aksanı. Yabancı aksan.
Foreign access zone : Serbest üretim bölgesi. Üretim etkinlikleriyle sınırlı serbest bölge.
Foreign address : Yabancı adres.
Foreign affairs : Harici işler. Dışişleri (ingiliz ingilizcesi). Dış ilişkiler. Dışişleri. Dış işleri. Hariciye.
İngilizce Foreign country Türkçe anlamı, Foreign country eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foreign country ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exclusive : Lüks. Hariç tutulan. Paylaşılmayan. Ayrıcalıklı. Kişiye ait. Özel. Özel haber. Münhasır. Herkese açık olmayan.
Excepted : İstisnalı. Ayırmak. Karşı çıkmak. İstisnai. Hariç tutmak. Dışında tutmak. İtiraz etmek.
Foreign land : Gurbet. Yad eller.
Bar : İzin vermeme. Bale tutamağı. Hoşlanmamak. Parmaklıkla çevirmek. Engellemek. Savunmanlar kurumu. Kapatmak. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Yasaklamak. Bar.
Exempt : Özgür. Ayrılık. Çürüğe çıkarmak. Serbest. Muaf. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. Bağışıklık. İstisna etmek.
Abroad : Yurt dışına. Ülke dışı. Dışarıya. Her tarafta. Yurtdışına. Taşra. Geniş bir alanda. Dışarı. Yurtdışında.
Exterior : Dış ülkelerle olan. Gösteriş. Görünüş. Dışarıda olan. Dışyüz. Harici. Dışarı. Dış kaynaklı. Dışardan gelen.
Exterritorial : Bulunulan memleketin kanunları dışında. Ülkenin yasaları dışında olan. Mekan dışı. Ülke dışında. Bölge dışı. Diplomatik dokunulmazlığa ait. Bulunduğu ülkenin kanunları dışında. Bulunduğu ülkenin yasaları dışında olan.
But : Hiç olmazsa. Fakat. Yalnızca. Meğerse. Meğer. -den başka. Başka. Ama. Da. Oysa.
Excluding : Dışta tutulan. Rnüstesna. Dışında. -den başka. Hariç olmak üzere. Dışlama. -in dışında.
Foreign country synonyms : but the, bating, excepting, barring, exogenous, except, outland, exempts, foreign lands, exclusive of, excepts, outlands.

Bu kısımda Foreign country kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foreign country ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foreign country anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foreign country ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.